سَيَصْلَىٰ نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ
Arapçada muzari fiili geleceğe çeviren iki edat vardır: سَ (se-) ve سَوْفَ (sevfe). Klasik dil kitaplarında ilki daha yakın, ikincisi daha uzak gelecek için gösterilir.
Burada kısa olanı seçilmiş. Ve bu tek harf, sûrenin en tartışmalı özelliğini kuruyor: metin geleceğe dair kesin bir hüküm veriyor. Aşağıda ayrı bir başlıkta ele alacağız.
Kök ṣ-l-y. Somut anlamı: ateşe girmek, ateşte yanmak, ateşe atılmak. Ama kökün bir başka türevi bambaşka bir yere gider: ıstılâ (اصطلاء) — ısınmak için ateşe yaklaşmak.
Kur'an bu ikinci anlamı kullanır. Hz. Mûsâ, çölde uzaktan bir ateş görünce ailesine der ki: "…size ondan bir kor getireyim, belki ısınırsınız" (Neml 27/7; benzeri Kasas 28/29). Oradaki fiil testalûn — bu ayetteki yaslâ ile aynı kökten.
Karşıtlık kendiliğinden ortaya çıkıyor: aynı kök, hem ateşin yanına sokulup ısınmayı hem ateşin içine girip yanmayı anlatır. Ateş insan için hem hayatın devamı hem yok oluş sebebidir; kök bu ikiliği taşır. Burada kastedilen, yaklaşılan değil girilen ateştir.
نَارًا — nekre (belirsiz): "bir ateş". Arapçada nekrelik bazen belirsizlik değil büyütme ve korkutma (tehvîl) bildirir: tarif edilemeyecek, bilinen ateşlerle kıyaslanamayacak bir ateş.
Birinci ayette adam Ebû Leheb diye anıldı: "alevin babası". Üçüncü ayette gireceği yer nâran zâte leheb: "alev sahibi bir ateş".
| Tamlama | Alev kime ait | |
|---|---|---|
| 1. ayet | Ebû Leheb — alevin babası | Alev ona nispet ediliyor; o alevin sahibi konumunda |
| 3. ayet | nâran zâte leheb — alev sahibi ateş | Alev ateşe nispet ediliyor; o alevin içindeki konumunda |
Yani künye onu alevin sahibi gibi gösteriyordu; ayet onu alevi olan bir şeyin içine koyuyor. Sahiplik el değiştiriyor.
Bunun ötesinde bir de basit ama etkili bir tekrar var: bir insanın hayatı boyunca taşıdığı ad, cezasının tarifinde kelime kelime geri geliyor. Adı, akıbetinin habercisi haline geliyor.
Bu tür bir örtüşmeyi bir "işaret" ya da "önceden bildirim" olarak sunmuyorum — böyle bir iddia metinde yok. Söylenebilecek olan şudur: sûre, muhatabının kendi adını malzeme olarak kullanıyor, ve bunu Arap dilinin künye kültürü içinde son derece anlaşılır bir biçimde yapıyor.