وَقَالَ ٱللَّهُ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ إِلَٰهَيْنِ ٱثْنَيْنِ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَإِيَّٰىَ فَٱرْهَبُونِ · وَلَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَهُ ٱلدِّينُ وَاصِبًا أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ تَتَّقُونَ · وَمَا بِكُم مِّن نِّعْمَةٍ فَمِنَ ٱللَّهِ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فَإِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَ
Ve kālellâhu lâ tettehızû ilâheyni'sneyn, innemâ hüve ilâhün vâhid, fe-iyyâye fe'rhebûn · Ve lehû mâ fi's-semâvâti ve'l-ardı ve lehü'd-dînü vâsıbâ, efe-ğayrallâhi tettekūn · Ve mâ biküm min ni'metin fe-minallâh, sümme izâ messekümü'd-durru fe-ileyhi tec'erûn
"Allah şöyle buyurdu: 'İki ilâh edinmeyin; O ancak tek bir ilâhtır. Öyleyse yalnız benden korkun.' · Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur; din de sürekli olarak O'nundur. Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz? · Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğunda, yalnız O'na feryat edersiniz."
Dilciler bunu tekit sayar. Ama buraya ait bir izah daha kaydedilmelidir ve bir gözlem olarak veriyorum: vurgu iki sayısında değil, birden fazla olmasındadır. Ve cümlenin cevabı bunu doğruluyor: innemâ hüve ilâhün vâhid — burada da vâhid (bir) sıfatı ayrıca konmuş.
| İzah | Anlam | Dayanağı |
|---|---|---|
| 1 | Sürekli, kesintisiz | Vasabe — devam etti; vâsıb — daimî |
| 2 | Zorunlu, boyun eğilmesi gereken | Vasab — yorgunluk, zahmet; buradan "külfetli olan" |
Kökün somut anlamı dilcilerce şöyle verilir: hayvanın acıyla, uzun uzun böğürmesi. Cüâr — sığırın ve benzeri hayvanların bağırışı.
Kelimenin seçimi kaydedilmeye değer ve bunu kendi okumam olarak veriyorum: ayet ted'ûn (dua edersiniz) demiyor. Konuşmadan önceki sesi seçiyor. Yani sıkıntı ânındaki yönelme, düşünülmüş bir dua olarak değil, düşünmeden çıkan bir ses olarak adlandırılıyor.
Kelime Kur'an'da az sayıda yerde geçer; bu kalıpta burada ve yirmi üçüncü sûrede (Mü'minûn 23/64) bulunduğu kaydedilir.
Aynı döngü dizinde birçok yerde işlendi: Ankebût 29/65, Rûm 30/33 ve 30/49-51, Lokmân 31/32. Oraya dayanıyorum. Rûm bölümünde bu döngü tablolanmıştı: sıkıntı → yönelme → rahmet → şirk. Nahl aynı döngüyü elli üç ile elli beşinci ayetler arasında kuruyor.