وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ · وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ أَيْمَٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌۢ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Ve lev şâellâhu le-cealeküm ümmeten vâhideten ve lâkin yudıllü men yeşâü ve yehdî men yeşâ', ve le-tüs'elünne ammâ küntüm ta'melûn · Ve lâ tettehızû eymâneküm dehalen beyneküm fe-tezille kademün ba'de sübûtihâ ve tezûku's-sûe bimâ sadedtüm an sebîlillâhi ve leküm azâbün azîm
"Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı; fakat dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorguya çekileceksiniz. · Yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı yapmayın; yoksa sağlamca basmış bir ayak kayar ve Allah'ın yolundan alıkoymanız yüzünden kötülüğü tadarsınız; ayrıca büyük bir azap da vardır."
Kaydedilmelidir: doksan ikinci ayetteki temsilin yapısı burada ikinci kez, başka bir resimle kuruluyor.
| 92. ayet | 94. ayet | |
|---|---|---|
| Önce | Ğazlehâ min ba'di kuvvetin — sağlamlaştırılmış iplik | Kademün ba'de sübûtihâ — sağlamca basmış ayak |
| Sonra | Nekadat … enkâsâ — çözülmüş parçalar | Fe-tezille — kayar |
| Ortak yapı | Sağlamlık → bozulma | Aynı |
İki temsil de aynı iskelet üzerine kurulmuş ve ikisi de ba'de edatını kullanıyor. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır.
Ve fark kaydedilmelidir: birinci temsilde bozan kişinin kendisidir (nekadat); ikincisinde ayak kayar (tezille) — fiil lâzımdır, fâil yok. Yani birinci temsilde kasıt, ikincisinde sonuç anlatılıyor.
زَلَّ — kök ز-ل-ل: kaymak, sürçmek. Zelle — ayak kayması; zellet — sürçme. Ve dilciler kökün kaygan zeminle ilişkisini kaydeder.
ثُبُوت — kök ث-ب-ت: sabit olmak, yerinde durmak. Ve kelime, sübûtihâ olarak ayağa nispet edilmiş: "sabitliğinden sonra".
قَدَمٌۢ — ve isim nekre (belirsiz) geliyor: "bir ayak". Dilciler nekreliğin burada tahkîr (küçültme) değil, ibhâm (belirsiz bırakma) olduğunu kaydeder — kimin ayağı olduğu söylenmiyor.
Bunu bir gözlem olarak veriyorum: cümle "ayağınız kayar" demiyor. "Bir ayak kayar" diyor. Yani uyarı, kimseye adres gösterilmeden bırakılıyor.