18/71-82 — Üç olay ve açıklaması
| Olay | Fiil | Mûsâ'nın itirazı |
|---|---|---|
| Gemi (71) | Haraka — deldi | E-haraktehâ li-tuğrika ehlehâ |
| Çocuk (74) | Katele — öldürdü | E-katelte nefsen zekiyyeten bi-ğayri nefs |
| Duvar (77) | Fe-ekāmehû — doğrulttu | Lev şi'te le-ttehazte aleyhi ecrâ |
Ve itirazların şiddeti azalıyor: birincisi soru, ikincisi daha sert bir soru (le-kad ci'te şey'en nükrâ), üçüncüsü itiraz bile değil — bir öneri.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı üçüncü itirazın biçimidir: Mûsâ üçüncüde ahlâkî bir itiraz getirmiyor; karşılık alınmamasını yadırgıyor. Yani üç olay, itiraz edilebilirlik bakımından da bir sıra oluşturuyor.
وَأَمَّا ٱلْغُلَٰمُ فَكَانَ أَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَشِينَآ أَن يُرْهِقَهُمَا طُغْيَٰنًا وَكُفْرًا (80)
STYLE gereği bir kayıt: bu olay, bir insanın kendi kararıyla yapabileceği bir iş olarak sunulmuyor. Nitekim seksen ikinci ayet bunu açıkça söyleyecek: ve mâ fealtühû an emrî — "bunu kendiliğimden yapmadım."
Bu cümle kıssanın hükmüdür ve bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: kıssadan genel bir davranış kuralı çıkarılamaz; çıkarılabilecek olan, bilginin eksik olduğu yerde hükmün ertelenmesidir — nitekim altmış sekizinci ayet bunu baştan söylemişti.
وَأَمَّا ٱلْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيْنِ يَتِيمَيْنِ فِى ٱلْمَدِينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُۥ كَنزٌ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحًا (82)
Ve üçüncü açıklamada bir ayrıntı kaydedilmeye değer: ve kâne ebûhümâ sâlihâ — "babaları da sâlih bir kimseydi."
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: korunan şey çocukların malıdır; anılan sebep ise babanın hâlidir. Ayet bu bağı kurup bırakıyor, açıklamıyor.
فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبْلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنزَهُمَا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ — ve üç açıklamada da fiilin nispeti değişiyor:
| Olay | Fiilin nispeti |
|---|---|
| Gemi | Fe-eradtü en eîbehâ — "ben istedim" |
| Çocuk | Fe-eradnâ — "biz istedik" |
| Duvar | Fe-erâde rabbüke — "Rabbin istedi" |
Üç fiil, üç ayrı özne: ben, biz, Rabbin. Bu, metinden doğrulanabilir bir derecelenmedir ve klasik tefsirlerde üzerinde durulmuştur. Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum; nispetlerin neden değiştiğine dair izahları aktarmakla yetiniyor, tercih dayatmıyorum.