2/138 — Allah'ın boyası
Klasik tefsirlerde bu ifadenin, dönemin bir dinî uygulamasına — çocukların suya daldırılarak dine kaydedilmesine — karşılık olarak kullanıldığı yaygın biçimde belirtilir. Buna göre cümle şunu söylüyor: din, bir defa yapılan bir işlemle üstüne sürülen bir şey değil.
Kelimenin kendisi bu farkı taşıyor. Boyama, sürme değildir: sürülen şey yüzeyde kalır ve silinir; boya lifin içine işler. Boyanmış kumaşın rengi bir kaplama değil, kumaşın kendi halidir.
Bu benzetme, sûrenin başka yerlerinde gördüğümüz görüntülerle aynı aileden: buzağının kalbe içirilmesi (2/93), günahın kişiyi kuşatması (2/81), huşû'nun toprağı yumuşatması (2/45). Hepsinde ölçü aynı — dışarıda kalan mı, içeri işleyen mi.