2/219 — İçki, kumar ve "artan"
"Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için birtakım yararlar vardır; günahları yararlarından büyüktür."
1. Zarar söyleniyor — ismün kebîr 2. Yarar da söyleniyor — menâfiu li'n-nâs 3. Sonra tartılıyor — ve ismühümâ ekberu min nef'ihimâ
Yarar inkâr edilmiyor. Kumarın kazandırdığı, içkinin o günkü toplumdaki ticarî ve sosyal karşılığı yok sayılmıyor. Hüküm, yararı reddederek değil, tartıyı göstererek konuyor.
Bir kıraat kaydı: ismün kebîr (büyük günah) yerine ismün kesîr (çok günah) okuyuşu da nakledilir. İki okuyuş arasındaki fark büyüklük ile çokluk arasındadır ve anlamı değiştirdiği için kaydediyorum.
وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ ٱلْعَفْوَ — "neyi infak edeceklerini soruyorlar; de ki: el-afv."
ع-ف-و kökü: silmek, affetmek; ve artan, ihtiyaç fazlası. Dilciler burada ikinci anlamı verir: kendi ihtiyacından arta kalan.
215. ayette aynı soru sorulmuş, cevap adres olarak verilmişti. Burada aynı soru tekrar geliyor ve bu kez ölçü veriliyor: elindekinin tamamı değil, artan. İki cevap birbirini tamamlıyor: kime ve ne kadar.