2/223 — "Ekin yeriniz"
ح-ر-ث kökü: toprağı sürüp tohum atmak. Kök bu tefsirde iki yerde daha geçti — 2/205'te bozguncunun harsi helâk etmesi, Vâkıa 56/63'te insanın hars fiili ile Allah'ın zer' fiilinin ayrılması.
Benzetmenin neye baktığı, kökün kendisinden okunur. Hars, dilcilerin tarifiyle ekim işidir ve ekimin tek bir yönü vardır: gelecek. Ekilen yer, ürün için ekilir.
Bu sebeple klasik tefsirlerde benzetmenin çocuk ve nesil yönüne bakan bir tarif olduğu yaygın olarak söylenir — nitekim cümlenin devamı da bunu destekler: ve kaddimû li-enfüsiküm — "kendiniz için önden gönderin."
Ayrıca kaydedilmesi gereken bir husus var: hars Arapçada değer verilen, emek harcanan, korunan şeydir. Ekin, sahibinin geçim kaynağıdır; ihmal edilen değil, üzerine titrenendir. Benzetmeyi aşağılayıcı bir yöne çekmek, kelimenin Arapçadaki kullanımına aykırıdır.
وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُ — cümlenin hemen ardından gelen bu kayıt, izni sınırsız bırakmıyor. Sûrede tekrarlanan biçim: ruhsatın yanına sorumluluk kaydı.
Ve bir önceki ayette (222) sınır zaten konmuştu. İki ayet birlikte okunur: biri sınırı koyuyor, diğeri sınır dışındaki alanı serbest bırakıyor.