لَا يُسْـَٔلُ عَمَّا يَفْعَلُ وَهُمْ يُسْـَٔلُونَ
Ve bu ayet, yalnız dizimiyle okunmalıdır. Önce fiillerin biçimini kaydediyorum, çünkü tartışmanın çoğu burada başlar ve burada biter.
| Cümle | Fiil | Kip | Öznesi söyleniyor mu |
|---|---|---|---|
| Lâ yüs'elü ammâ yef'al | Muzâri, mechûl, olumsuz | Sürerlik | Hayır |
| Ve hüm yüs'elûn | Muzâri, mechûl, olumlu | Sürerlik | Hayır |
Bu, ayetin en çok gözden kaçan yanıdır ve kaydedilmelidir: cümle "O onlara sorar" demiyor. İki tarafta da soran taraf dile getirilmemiştir. Söylenen şey yalnızca kimin soru muhatabı olduğudur.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı iki fiilin de mechûl gelmesidir: ayet bir soruşturma sahnesi kurmuyor. İki konumu birbirinden ayırıyor.
Kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı budur: yirmi ikinci ayet tek bir yönetim merkezi olduğunu delillendirmişti. Yirmi üçüncü ayet, o merkezin üstünde bir merci bulunmadığını söylüyor. Yani cümle bir imtiyaz ilanı değil, bir silsile kaydıdır: hesap zinciri bir yerde durur, ve durduğu yer sorulanların değil, sorulmayanın yeridir.
| Görüş | Hüm kim |
|---|---|
| 1 | Yirmi birinci ayetteki ilâh edinilenler — sorumlu tutulacak olanlar onlardır |
| 2 | İnsanlar — muhatap topluluk |
| 3 | Bütün yaratılmışlar — melekler dahil |
İhtilafı aktarıyorum, tercih dayatmıyorum. Yalnız bir dizim kaydı düşüyorum: bir önceki ayette çoğul zamirle anılanlar yasifûn diyenlerdi; en yakın merci odur.
STYLE gereği burada bir sınır çiziyorum, çünkü bu ayet çok kez bağlamından koparılarak kullanılmıştır.
Ayet, sebep gösterilmediğini söylemiyor. Bunun delili sûrenin kendisidir ve tamamen metinden okunur:
| Ayet | Ne yapıyor |
|---|---|
| 16-17 | Yaratmanın niçin oyun olmadığını açıklıyor |
| 31 | Dağların niçin konduğunu söylüyor: en temîde bihim |
| 35 | Sınamanın niçin olduğunu söylüyor: fitne |
| 107 | Elçiliğin niçin olduğunu söylüyor: rahmeten li'l-âlemîn |
Aynı sûre, dört ayrı yerde gerekçe veriyor. Yani yirmi üçüncü ayet "gerekçe yoktur" demiyor; gerekçenin istenerek koparılabileceği bir merci bulunmadığını söylüyor.
Ve ayetin bir sûre içi bağı daha var: on üçüncü ayette helâk edilenlere alay yollu lealleküm tüs'elûn denmişti. Aynı kök, aynı mechûl kalıp. Sûre, "sorguya çekilmek" fiilini önce bir sahnede, sonra bir hükümde kullanıyor.