أُو۟لَٰٓئِكَ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَهُمْ لَهَا سَٰبِقُونَ
Bu terkip elli altıncı ayette birebir geçmişti ve orada tablolandı. Tekrarlamıyorum; kısaca hatırlatıyorum: elli altıda fiilin faili veren, burada kullar. Aynı ifade, beş ayet arayla iki ayrı öznede.
س-ب-ق kökü: öne geçmek, yarışta önde olmak. Kök Vâkıa 56/10'da (ve's-sâbikūne's-sâbikūn) ayrıntılı işlendi — orada kelimenin bir fiili bildirmekten çıkıp bir sınıf adına dönüştüğü kaydedilmişti. Oraya dayanıyorum.
| Okuma | Lehâ'nın işi | Anlam |
|---|---|---|
| 1 | Sâbikūn'un mütemmimi | "Onlara (hayırlara) koşmakta öne geçenlerdir" |
| 2 | Lâm burada ilâ anlamındadır | "Onlara doğru öne geçenlerdir" |
| 3 | Lâm aitlik bildirir | "Hayırlar onlarındır, öne geçenler onlardır" |
Ve dizim kaydedilmelidir: lehâ öne alınmış — ve hüm lehâ sâbikūn, "onda — öne geçenler". Bu, birinci listenin altı maddesindeki takdîm kalıbının aynısıdır. Yani liste, kapanış cümlesinde de kendi dizimini koruyor.
| Birinci liste | İkinci liste | |
|---|---|---|
| Kapanış cümlesi | Ülâike hümü'l-vârisûn (10) | Ülâike yüsâriûne fi'l-hayrât (61) |
| Yüklem | İsim — el-vârisûn | Fiil — yüsâriûn |
| Zaman | Gelecekte alınacak olan | Şimdi yapılmakta olan |
| Devamı | Ellezîne yerisûne'l-firdevs — mekân | Ve hüm lehâ sâbikūn — sıra |
İki kapanış da ülâike ile başlıyor ve ikisi de listeyi toplayıp bir hükme bağlıyor. Bu, iki listede doğrulanabilir bir ortaklıktır.
Bunu kendi okumam olarak veriyorum: birinci liste varılan yeri, ikinci liste gidilen hızı söylüyor. Sûre böylece kurtuluşu iki ayrı yönden tarif etmiş oluyor: ne alınacağı ve nasıl gidildiği.