قُل رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّى مَا يُوعَدُونَ · رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِى فِى ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ · وَإِنَّا عَلَىٰٓ أَن نُّرِيَكَ مَا نَعِدُهُمْ لَقَٰدِرُونَ
Kul rabbi immâ türiyennî mâ yûadûn · Rabbi fe-lâ tec'alnî fi'l-kavmi'z-zâlimîn · Ve innâ alâ en nüriyeke mâ neıdühüm le-kâdirûn
"De ki: 'Rabbim! Onlara vaat edileni bana gösterecek olursan — Rabbim, beni zalimler topluluğunun içinde bulundurma.' Onlara vaat ettiğimizi sana göstermeye elbette gücümüz yeter."
Dizim kaydedilmelidir ve bu, iki ayetin en dikkat çekici yeridir: dua şartlıdır (immâ türiyennî) ve istenen şey, gösterilmemesi değil.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı şart cümlesinin cevabıdır: cevap fe-lâ türinî (bana gösterme) değil — fe-lâ tec'alnî fi'l-kavmi'z-zâlimîn (beni onların içinde bulundurma). Yani dua olayı değil, olay anındaki konumu istiyor.
إِمَّا — aslı in (şart) + mâ (zâid pekiştirici). Ve fiilin sonundaki şeddeli nûn (türiyenne) nûn-i te'kîd-i sakīledir: şart bir kez daha pekiştiriliyor. Yani şart hem edatla hem fiil sonuyla iki kez vurgulanmış.
Ve dizim kaydedilmelidir: rabbi nidası iki kez geçiyor — biri şart cümlesinin başında (93), öteki cevap cümlesinin başında (94).
Dilciler bu tekrarı tazarru' (yalvarışın yoğunlaşması) olarak açıklar; izahı nakledildiği şekliyle aktarıyorum. Ve tekrar, ayet sınırını da belirliyor: iki ayrı ayet, tek bir cümlenin iki yarısıdır.
| Ayet | Dua | Ne isteniyor |
|---|---|---|
| 93-94 | Rabbi fe-lâ tec'alnî fi'l-kavmi'z-zâlimîn | Konum — onların içinde olmamak |
| 97 | Rabbi eûzü bike min hemezâti'ş-şeyâtîn | Korunma — dürtülerden |
| 98 | Ve eûzü bike rabbi en yahdurûn | Korunma — bulunmalarından |
| 118 | Rabbi'ğfir verham ve ente hayru'r-râhimîn | Bağışlanma ve merhamet |
Dört dua da rabbi nidasıyla başlıyor. Ve sûrenin son ayeti bu zincirin son halkasıdır. Bu, metinden doğrulanabilir bir dizidir.