وَأَنكِحُوا۟ ٱلْأَيَٰمَىٰ مِنكُمْ وَٱلصَّٰلِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَآئِكُمْ إِن يَكُونُوا۟ فُقَرَآءَ يُغْنِهِمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ
Ve enkihu'l-eyâmâ minküm ve's-sâlihîne min ibâdiküm ve imâiküm, in yekûnû fukarâe yuğnihimüllâhu min fadlih, vallâhu vâsiun alîm
"İçinizden evli olmayanları ve kölelerinizden, câriyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onları lütfundan zenginleştirir. Allah'ın lütfu geniştir, O bilendir."
Ve bu sıralama bir mantık taşıyor ve bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: bir sınır konduğunda, o sınırın içinde kalmayı mümkün kılacak bir yolun da açılması gerekir. Ayet, kısıtlamanın hemen ardından yolu gösteriyor.
Ve emrin muhatabı kayda değer: enkihû — çoğul emir. Yani hitap bireye değil, topluluğa. Evlenmek isteyene "evlen" denmiyor; topluluğa "evlendirin" deniyor.
Ve kelimenin kapsamı önemlidir: eyyim, hem hiç evlenmemiş hem de eşini kaybetmiş kimse için kullanılır; ve hem erkek hem kadın için.
Yani kelime, tek bir durumu değil, "şu anda eşi olmayan" bütün hâlleri kapsar. Bu, dilcilerin kaydettiği bir kapsamdır.
Ve kelimenin seçilmesi kayda değer: ayet el-abzâr ya da başka bir dar kelime kullanmıyor; kapsayıcı olanı kullanıyor.
İtiraz açıktır ve her dönemde aynıdır: "imkânı yok." Ayet bunu reddetmiyor; yoksulluğu kabul edip cevabı başka yere bağlıyor.
فَقِير — kök ف-ق-ر: somut anlamı omurga kemiği (fekar). Dilcilerin kurduğu bağ: fakīr, omurgası kırılmış olan — belini doğrultamayan. Kök Fâtır (Melâike) 35/15'te (entümü'l-fukarâü ilallâh) ele alınmıştı.
Ve cümlenin şart yapısı kayda değer: in yekûnû … yuğnihim. Şartın cevabı bir vaattir ve vaadin faili Allah'tır.
Cümle bir garanti formülü değildir. Kur'an'ın rızık hakkındaki genel dili, bu tefsirde birçok yerde kaydedildiği gibi (Ankebût 29/17, Şûrâ 42/27) bir hesap taahhüdü kurmaz. Ayetin yaptığı şey, yoksulluğun tek başına bir engel sayılmamasını istemektir.
Ve min fadlih kaydı bunu destekliyor: zenginleştirme, kişinin kendi hesabından değil, lütuftan gelecek olarak anılıyor.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum; cümlenin şart yapısı ve min fadlih kaydı ise metnin lafzıdır.
Ve iki ayetin bağı kayda değer: yirmi ikinci ayette insanın genişliği (ülü'l-fadli minküm ve's-sea) anılmıştı; otuz ikinci ayette Allah'ın genişliği. Aynı kök, on ayet arayla, iki farklı özneyle.