إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ · وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَخْشَ ٱللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ
İnnemâ kâne kavle'l-mü'minîne izâ düû ilallâhi ve rasûlihî li-yahküme beynehüm en yekūlû semi'nâ ve eta'nâ, ve ülâike hümü'l-müflihûn · Ve men yutiillâhe ve rasûlehû ve yahşallâhe ve yettakhi fe-ülâike hümü'l-fâizûn
"Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resulüne çağırıldıklarında mü'minlerin sözü yalnızca 'işittik ve itaat ettik' demektir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır. Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte kazananlar bunlardır."
إِنَّمَا, Arapçada kasr (sınırlama) edatıdır. Kelime Hucurât 49/10 ve 49/15'te çözümlendi; oradaki kayıt: edat, hükmü tek bir şeye hasreder.
Ve bu ifade, Kur'an'da bir karşıtıyla birlikte anılır: semi'nâ ve aseynâ — "işittik ve isyan ettik" (Bakara 2/93; Nisâ 4/46). Aynı ilk kelime, iki zıt ikinci kelime.
| Ayet | Söylenen | Sonrası |
|---|---|---|
| 47 | âmennâ billâhi ve bi'r-rasûli ve eta'nâ | sümme yetevellâ — sonra yüz çevirir |
| 51 | semi'nâ ve eta'nâ | ülâike hümü'l-müflihûn |
فَلَحَ — kök ف-ل-ح: otuz birinci ayetin fasılasında çözümlendi. Toprağı yarmak, çiftçilik; ve oradan murada ermek.
فَازَ — kök ف-و-ز: kurtulmak, kazanmak, istediğine ulaşmak. Fevz — kazanç, kurtuluş. Mefâze — kurtuluş yeri; ve çöl (dilcilerin kaydettiği bir tefe'ül kullanımı).
| Kelime | Kök | Resmi |
|---|---|---|
| مُفْلِح | ف-ل-ح — yarmak | Toprağı yarıp çıkan — süreç sonunda |
| فَائِز | ف-و-ز — kazanmak | Kurtulan, ulaşan — sonuç |
Ve ikinci ayette üç fiil sayılıyor: yutı' (itaat), yahşe (korkma), yettakı (sakınma) — ve üçü de farklı köklerden.
خَشِيَ — kök خ-ش-ي: dilcilerin kaydettiği anlam: bilgiye dayalı korku — korkulanın büyüklüğünün bilinmesinden doğan korku.
ٱتَّقَىٰ — kök و-ق-ي: korunmak, kendini bir şeyden sakınmak. Kök Hucurât'de sûrenin omurgası olarak ele alınmıştı.