الٓمٓ · تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْحَكِيمِ · هُدًى وَرَحْمَةً لِّلْمُحْسِنِينَ · ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ · أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
"Elif-lâm-mîm. Bunlar, hikmet dolu kitabın âyetleridir: iyilik edenler için bir yol gösterme ve rahmet. Onlar namazı kılar, zekâtı verir ve âhirete kesin olarak inanırlar. İşte onlar, Rablerinden gelen bir yol üzerindedir ve kurtuluşa erenler onlardır."
Hurûf-ı mukattaa kaydı dizinde birçok yerde düşüldü (Bakara, Kāf, Ahkāf): kesin bilgi yoktur, klasik izahlar nakledilir, harf-sayı hesabına girilmez. Tekrarlamıyorum.
Beşinci ayet, Bakara 2/5 ile kelime kelime aynıdır: ülâike alâ hüden min rabbihim ve ülâike hümü'l-müflihûn.
| Bakara 2/2-5 | Lokmân 31/2-5 | |
|---|---|---|
| Kime | Hüden li'l-müttekīn — korunanlara | Hüden ve rahmeten li'l-muhsinîn — iyilik edenlere |
| Vasıflar | İman, namaz, infak, kitaplara iman, âhirete yakîn | Namaz, zekât, âhirete yakîn |
| Kapanış | Ülâike alâ hüden min rabbihim… | Aynı cümle |
İki sûre farklı sıfatlarla başlayıp aynı cümleyle bitiyor. Bu, metinden doğrulanabilir bir örtüşmedir.
Ve buradaki sıfat el-muhsinîn (iyilik edenler) — yani bir amel sıfatı. Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: sûre, hikmet üzerine kurulu bir sûredir ve daha ilk ayetinde muhatabını bilgiyle değil davranışla tanımlıyor.
ٱلْكِتَٰبِ ٱلْحَكِيم — kitabın hakîm diye nitelenmesi kaydedilmelidir: on ikinci ayette Lokmân'a verilen şey de hikmet olacak. Aynı kök, biri kitabın sıfatı biri insana verilen.