يَٰبُنَىَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِى صَخْرَةٍ أَوْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ أَوْ فِى ٱلْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا ٱللَّهُ
"Yavrucuğum! Yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığınca olsa ve bir kayanın içinde ya da göklerde veya yerin içinde bulunsa, Allah onu getirir."
| Yer | Neyi temsil ediyor |
|---|---|
| Fî sahra | İçi görülmeyen katı bir cisim |
| Fi's-semâvât | Erişilemeyecek kadar uzak |
| Fi'l-ard | Altına bakılamayacak kadar derin |
خَرْدَل — hardal tanesi. Kelime Kur'an'da iki yerde geçer ve ikisinde de ölçü birimi olarak kullanılır.
Ölçünün seçimi kaydedilmeye değer ve bunu bir gözlem olarak veriyorum: hardal tanesi, o günün mutfağında bilinen en küçük tanelerden biridir. Yani ölçü, dinleyicinin elleyebileceği bir şeyden alınmış. Sebe''de miskāle zerra için de aynı ölçü mantığı geçerlidir.
إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ — latîf: kök ل-ط-ف, inceliğine nüfuz etmek, en ince yere ulaşmak. Sıfat, ayetin konusuyla birebir örtüşüyor: en küçüğe ulaşan.