يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا نَكَحْتُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ فَمَا لَكُمْ عَلَيْهِنَّ مِنْ عِدَّةٍ تَعْتَدُّونَهَا فَمَتِّعُوهُنَّ وَسَرِّحُوهُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا
Yâ eyyühe'llezîne âmenû izâ nekahtümü'l-mü'minâti sümme tallaktümûhünne min kabli en temessûhünne fe-mâ leküm aleyhinne min iddetin ta'teddûnehâ, fe-mettiûhünne ve serrihûhünne serâhan cemîlâ
"Ey iman edenler! Mümin kadınlarla nikâhlanıp da onlara dokunmadan boşarsanız, sizin için onlar üzerinde sayacağınız bir iddet yoktur. Onlara bir karşılık verin ve onları güzellikle salıverin."
| Ayet | Kim | Terkip |
|---|---|---|
| 28 | Peygamber'in eşlerine sunulan seçenek | üserrihkünne serâhan cemîlâ |
| 49 | Bütün müminlere emir | serrihûhünne serâhan cemîlâ |
Bu, sûrenin bir yöntemidir ve kaydediyorum: özel bir durumda uygulanan ölçü, sonra genel bir emir olarak tekrarlanıyor. Sûre, Peygamber'in evinde kurulan ölçüyü herkese açıyor.
Ve kelimenin kökünde bir sayma işi var — nitekim ayet fiili de ekliyor: ta'teddûnehâ — "sayacağınız". Aynı kökten iki kelime.
İddet kurumunun ne olduğu ve hangi durumlarda ne kadar sürdüğü fıkhın konusudur ve bu tefsirde ele alınmıyor. Talâk'de bu konuya değinilmişti; oraya bırakıyorum.
Ayetin lafzından çıkan şey şudur: belirli bir durumda (nikâhın kurulup fiilen başlamadan sona ermesi) bekleme süresi yoktur.
Ve hükmün gerekçesi kurumun mantığında görünür: iddetin işlevlerinden biri nesebin karışmamasıdır; o ihtimalin bulunmadığı durumda süre de gerekmiyor. Bu bir gözlemdir, fıkhî bir hüküm değildir.
Ve hükmün yapısı kaydedilmeye değer: ayet önce bir yükümlülüğü kaldırıyor (iddet yok), sonra bir yükümlülük koyuyor (karşılık verin ve güzellikle salıverin).
Yani ayet bir kolaylık getirirken, kolaylığın maliyetini karşı tarafa yıkmıyor. Süre kalkıyor, ama karşılık ve biçim kalıyor.
Bir bağ ne kadar kısa sürerse sürsün, bitişinin bir biçimi vardır. Ve ayet, sürenin kısalığını bir gerekçe saymıyor: "zaten başlamamıştı" demiyor.
Aksine, iki şey istiyor: bir karşılık ve bir biçim. Yani ilişkinin süresi ile bitişindeki sorumluluk aynı şey değil.