قُلْ إِنَّ رَبِّى يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Cümle Şûrâ 42/12 ile kelime kelime aynıdır: yebsutu'r-rizka li-men yeşâü ve yakdir. Orada ب-س-ط ve ق-د-ر kökleri ayrıntılı çözümlendi (bast — yaymak, sermek; kadr — ölçmek/daraltmak) ve 42/12 ile 42/27 arasındaki ayrım tablolandı: biri dağılımın tek elden olduğunu, öteki toplamın ölçülü olduğunu söylüyordu. Oraya dayanıyorum ve tekrarlamıyorum.
| Yer | Cümlenin öncesi | İşlevi |
|---|---|---|
| Şûrâ 42/12 | Lehû mekālîdü's-semâvâti ve'l-ard — mülkün anahtarları | Bilgi — dağılımın sahibi |
| Sebe' 34/36 | Nahnü ekseru emvâlen ve evlâdâ — bolluk iddiası | Cevap — dağılım delil değildir |
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı iki ayetin bağlamıdır: Sebe'de cümlenin yaptığı iş, bolluğu inkâr etmek değil — bolluğun kimden geldiğini söyleyerek onu bir ölçüt olmaktan çıkarmaktır. Eğer yaymak da kısmak da aynı elin işiyse, elde bulunanın miktarı o elin hoşnutluğunu ölçemez.
وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ — ve cümle, yirmi sekizinci ayetin son cümlesiyle birebir aynıdır.
| Ayet | Ne bilinmiyor |
|---|---|
| 28 | Elçiliğin kapsamı — bütün insanlara olduğu |
| 36 | Rızkın ölçüsü — dağılımın delil olmadığı |