إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّوا۟ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَىٰ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَسَيُحْبِطُ أَعْمَٰلَهُمْ
İnne'llezîne keferû ve saddû an sebîli'llâhi ve şâkku'r-Rasûle min ba'di mâ tebeyyene lehümü'l-hüdâ len yadurru'llâhe şey'â; ve seyuhbitu a'mâlehüm
"İnkâr edenler, Allah'ın yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol apaçık belli olduktan sonra Elçi'ye karşı ayrı safta duranlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. [Allah] amellerini boşa çıkaracaktır."
47/1: ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ 47/32: ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ
| 47/1 | 47/32 | |
|---|---|---|
| 1. fiil | keferû | keferû |
| 2. fiil | saddû an sebîli'llâh | saddû an sebîli'llâh |
| 3. fiil | — | شَآقُّوا۟ ٱلرَّسُولَ |
| Kayıt | — | مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْهُدَىٰ |
| Hüküm | edalle a'mâlehüm (mâzî) | seyuhbitu a'mâlehüm (gelecek) |
Kök: ش-ق-ق. Asıl anlamı: yarmak, ikiye ayırmak. Bu kök bu tefsirde çok yerde işlendi — İnşikâk (sûrenin adı), Abese (80/26 — şakakna'l-arda şakkâ), Kamer (54/1 — ve'nşakka'l-kamer), Haşr, Kāf, Rahmân ve diğerleri. Tekrarlamıyorum.
Yani kelime, "düşmanlık" demekten daha somut bir şey söylüyor: aynı bütünün iki ayrı parçasında durmak.
Ve Haşr bölümünde bu kelime aynı bağlamda geçmişti: Haşr 59/4'te şâkku'llâhe ve rasûlehû ifadesi vardır, ve orada kaydedilmişti. Aynı kelime, aynı yapı, iki Medenî sûrede.
لَن — gelecek zamanın en kuvvetli olumsuzlaması. Ve شَيْـًٔا mansûb: "hiçbir şeyce" — mef'ûl-i mutlak, olumsuzluğu genişletir.
| Ayet | İfade | Ne söylüyor |
|---|---|---|
| 4 | ve lev yeşâu'llâhu lentesara minhüm | Allah dileseydi kendisi hallederdi |
| 32 | len yadurru'llâhe şey'â | Allah'a zarar veremezler |
İki cümle de aynı yanlış anlamayı kapatıyor: bu, Allah'ın bir eksiğini gidermek için yürütülen bir iş değil.
Ve Saff bölümünde 61/8'de (yürîdûne li-yutfiû nûra'llâhi bi-efvâhihim) aynı oransızlık işlenmişti. Orada kaydedilenler burada da geçerli.
Ve bu, bir sonraki ayete hazırlık gibi durur — kendi okumamdır: 33. ayet lâ tübtilû diyecek, yani muhataba bir fiil verecek. Gelecek zaman kipi, hükmün henüz kapanmamış olduğunu gösteriyor.
Bunu bir okuma olarak sunuyorum; sîn harfinin burada kesinlik mi zaman mı bildirdiği tartışılabilir.