Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Mâide 38-40. ayetler

Kur'an · 5. sûre: Mâide · 38-40. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

5/38-40

وَٱلسَّارِقُ وَٱلسَّارِقَةُ فَٱقْطَعُوٓا۟ أَيْدِيَهُمَا جَزَآءًۢ بِمَا كَسَبَا نَكَٰلًا مِّنَ ٱللَّهِ

"Hırsızlık eden erkek ve hırsızlık eden kadının, yaptıklarına karşılık Allah'tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah üstündür, hikmet sahibidir."

Cümlenin öğeleri

ÖğeKayıt
es-Sârik ve's-sârikaErkek ve kadın ayrı ayrı anılıyor — hüküm cinsiyete göre değişmiyor
Cezâen bimâ kesebâKarşılık — kazanılan fiile
Nekâlen minallâhİbret — kökü ن-ك-ل: caydırmak, bağ vurmak
39: Fe-men tâbe … ve aslehaTövbe + düzeltme

Ve burada da 33-34'teki sıra tekrarlanıyor: hüküm → tövbe → ğafûrun rahîm. İki ceza ayeti aynı yapıyı taşıyor ve bu, metinden doğrulanabilir.

İhtilaf

Bu hükmün uygulama şartlarında klasik fıkıhta geniş bir tartışma vardır ve gizlenmez:

KonuAktarılan
YedElin neresinden kesileceği, hangi el olduğu tartışılmıştır
NisâbCezanın uygulanması için asgari bir mal miktarı şart koşulmuş; miktarda mezhepler ayrılmıştır
ŞartlarMalın korunmuş yerden (hırz) alınmış olması, mülkiyet şüphesinin bulunmaması, zaruret hâlinin bulunmaması gibi şartlar sayılmıştır
Tövbe39. ayetin cezayı düşürüp düşürmediği tartışılmıştır

Bu tefsirde hiçbir görüş tercih edilmiyor ve fıkhî hüküm verilmiyor. Uygulamanın yargıya ait olduğu, kişilere bırakılmadığı ortak kabuldür.

Ancak bir dizim gözlemi kaydedilebilir: ayet cezayı nekâl (ibret) diye adlandırıyor, intikam diye değil; ve hemen ardından gelen ayet tövbe ve ıslah kapısını açıyor, sonraki ayet ise (40) hükmün sahibini hatırlatıyor: yuazzibü men yeşâü ve yağfiru limen yeşâ'.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve bağlayıcı değildir: üç ayet, hükmü veren ile uygulayanı ayırıyor.


Mâide sûresinin tamamı