إِنَّ ٱللَّهَ فَالِقُ ٱلْحَبِّ وَٱلنَّوَىٰ … فَالِقُ ٱلْإِصْبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيْلَ سَكَنًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ حُسْبَانًا
"Allah taneyi ve çekirdeği yarandır… Sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi dinlenme, güneşi ve ayı bir hesap ölçüsü kılmıştır."
Aynı fiil, biri avuç içindeki en küçük şey, öteki ufkun tamamı. Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: ayet, iki ölçeği aynı fiille birleştiriyor — tohumun çatlaması ile şafağın sökmesi aynı iş olarak adlandırılıyor.
Ve Fâtır (Melâike) 35/1'de ف-ط-ر kökünün (yarmak) aynı resmi taşıdığı işlendi; oraya dayanıyorum. İki kök, aynı görüntüden geliyor.
وَجَعَلَ ٱلَّيْلَ سَكَنًا — س-ك-ن kökü Fetih 48/4'te (sekîne) ve Rûm 30/21'de (li-teskünû ileyhâ) işlendi. Ve Furkān 25/47'de gece libâs (elbise) diye anılmıştı. Üç sûre, gecenin işlevini üç kelimeyle veriyor: sükûn, elbise, dinlenme.
حُسْبَانًا — hesap ölçüsü. STYLE gereği: buradan modern astronomiye dair bir sonuç çıkarmıyorum; ayet, güneş ve ayın zaman ölçmeye elverişli olmasını bildiriyor — ve bu, Yûnus 10/5'te de aynı biçimde geçer.