إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
| Görüş | Ne diyor | Değerlendirme |
|---|---|---|
| Hemen önceki hüküm (14-17) | Arınanın kurtulduğu ve âhiretin daha hayırlı olduğu ilkesi | En yakın merci; çoğunluğun tercihi |
| Sûrenin tamamı | Sûrede söylenen her şey | Kapsayıcı okuma |
| Kur'an | Kitabın kendisi | Hâzâ zamirinin Kur'an için kullanıldığı yerler var; ama burada uzak kalıyor |
Önemli bir kayıt: ayet, önceki kitaplarda aynı lafızların bulunduğunu söylemiyor. "Bu, o sayfalardadır" ifadesi, muhtevaya işaret eder. Kur'an, önceki vahiylerle ilişkisini kurarken metin özdeşliği iddia etmez.
Sahîfe, üzerine yazı yazılan yaygın ve düz yüzeydir; deri, papirüs, parşömen olabilir. Çoğulu suhuf. Aynı kökten مُصْحَف (mushaf) gelir: sayfaları bir araya toplanmış olan. Modern Arapçada sahâfe (basın) ve sahafî (gazeteci) de aynı kökten türemiştir.
Ve Beyyine bölümünde kelimenin Kur'an'daki geçişleri sıralanırken A'lâ 87/19 zaten anılmıştı: önceki vahiyler için "İbrâhim'in ve Mûsâ'nın sayfalarında".
1. Önceki vahiyler için — burada ve Necm 53/36-37'de. 2. Amel defterleri için — "Sayfalar açıldığında" (Tekvîr 81/10). 3. Kur'an'ın kendisi için — "Tertemiz sayfalar okuyan bir elçi" (Beyyine 98/2); "…değerli, yüceltilmiş, tertemiz sayfalarda" (Abese 80/13-14).
Duhâ 93/4'te ٱلْأُولَىٰ geçmişti ve orada "önceki hayat" anlamındaydı; el-âhiranın karşıtı olarak. Bu sûrenin on yedinci ayetinde de el-âhira geçti.
Ama on sekizinci ayetteki ٱلْأُولَىٰ o anlamda değildir. Burada es-suhufun sıfatıdır: önceki sayfalar — yani daha önce indirilmiş vahiyler.
Yani sûre, bir ayet arayla aynı kelimeyi iki farklı işte kullanıyor: 17'de el-âhira âhiret hayatıdır; 18'de el-ûlâ önceki kitaplardır. İkisi birbirinin çifti değildir.