ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
İkinci, üçüncü ve dördüncü ayetler ٱلَّذِى ile başlar. Yani üç ayet, birinci ayetteki rabbike kelimesinin sıfatıdır.
Bu, bir tanıtım yöntemidir: bir emir verilir, sonra emrin muhatabı olan zât yaptığı işlerle tanıtılır. Aynı yapıyı Alak sûresinde de görmüştük: ikra' bismi rabbike'llezî halak — orada da emirden hemen sonra ellezî geliyordu ve ilk iş yine yaratma idi.
Dikkat: ikinci ayette bağlaç yoktur (ellezî halaka), üçüncü ve dördüncüde vardır (ve'llezî). İlk sıfat, mevsûfa doğrudan bitişiktir; sonrakiler ona ekleniyor. Bu, İhlâs 112/2'de kaydedilen olgunun aynısıdır: bağlacın düşmesi, ilk niteliğin mevsûftan ayrılamaz olduğunu gösterir.
Bu, Alak 96/1'de de böyleydi ve orada nesnenin düşürülmesinin işlevi kaydedilmişti: umum. Nesne söylenmediğinde fiil, konuya uyan her nesneyi kapsayacak şekilde açık kalır.
Burada bunun bir sonucu var: sonraki ayetler tek tek örnekler verecek (otlak, hayvan, insan), ama ilk cümle sınırsız kalıyor. Önce kapsam açılıyor, sonra içine örnekler konuyor.
Kökün altındaki fikir eşitlik ve denkliktir. II. babda (sevvâ) fiil geçişli ve yoğun hale gelir: bir şeyin parçalarını birbirine denk getirmek, oranlarını tutturmak, tam ve kusursuz hale getirmek. Türkçeye "düzeltmek" demek yetersiz kalır; anlatılan iş, bir şeyin parçalarını doğru orana koymaktır — bir binanın duvarlarını şakule getirmek, bir terazinin kefelerini dengelemek gibi.
Şems bölümünde bu fiilin geçtiği ayetler sıralanmıştı ve A'lâ 87/2 de o listede yer alıyordu. Şimdi listeye buradan bakalım:
Bu ayetlerin hepsinde ortak bir sıra vardı: önce yaratma, sonra tesviye, sonra bir kabiliyetin verilmesi. A'lâ 2-3 aynı sırayı kuruyor ama üçüncü adımı farklı adlandırıyor: hedâ.
Duhâ sûresi bölümünde bu harfin işlevi kaydedilmişti: ta'kîb (hemen ardından gelme) ve sebebiyet. Orada üç ayette tekrarlanıyordu: fe-âvâ, fe-hedâ, fe-ağnâ.
A'lâ'da aynı harf üç kez tekrarlanıyor: fe-sevvâ, fe-hedâ, fe-ce'alehû. Ve iki sûrede ortak bir fiil var: fe-hedâ.
Duhâ'da kurulan kalıp şuydu: eksik hâl → doğrudan karşılık. A'lâ'da kalıp farklıdır: iş → işin tamamlanması. Duhâ'da bir yoksunluk giderilir; A'lâ'da bir yapım süreci sonuçlanır.
Harfin buradaki anlamı şudur: yaratma ile düzenleme arasında boşluk yoktur. Yaratılan şey ham bırakılıp sonradan düzeltilmemiştir; yaratılma ile ölçüsüne getirilme aynı işlemin iki anıdır.