Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Ra'd 29-30. ayetler

Kur'an · 13. sûre: Ra'd · 29-30. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

13/29-30

ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ طُوبَىٰ لَهُمْ وَحُسْنُ مَـَٔابٍ · كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ

"İman edip sâlih ameller işleyenlere ne mutlu; varılacak güzel yer onlarındır. İşte böylece seni, kendisinden önce nice ümmetler gelip geçmiş bir ümmete gönderdik… onlar ise Rahmân'ı inkâr ediyorlar."

طُوبَىٰ — kök ط-ي-ب: hoş, temiz, güzel olmak. Kelime Kur'an'da yalnız burada geçer ve dilciler onu "güzellik, hoşluk; iyi bir hâl" olarak açıklar. Bazı izahlarda cennette bir ağacın adı olarak nakledilir; bu nakli aktarıyor, kesin bilgi olarak sunmuyorum.

وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ — "onlar Rahmân'ı inkâr ediyorlar."

er-Rahmân isminin tartışma konusu olması Furkān 25/60'ta (ve me'r-rahmân) ve Meryem'de (ismin on altı geçişi) ayrıntılı işlendi. Oraya dayanıyorum.

Ve dizim kaydedilmeye değer: cümle, elçinin görevini bildirdikten sonra hâl cümlesiyle karşı tarafın durumunu ekliyor. Yani okuma işi sürüyor, inkâr da sürüyor — ikisi aynı anda.

قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ — ve cevap, tartışmaya girmeden bir konum bildirimiyle veriliyor.


Bu bölümde çözümlenen kökler

ط-ي-ب

Ra'd sûresinin tamamı