ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ ٱللَّهِ أَلَا بِذِكْرِ ٱللَّهِ تَطْمَئِنُّ ٱلْقُلُوبُ
ط-م-ن kökü Bakara 2/260'ta çözümlendi (yatışmak, yerine oturmak; dilcilerin kaydettiği "çukura oturup sabitlenme" resmi) ve orada iman ile itmi'nân arasındaki fark kaydedilmişti: biri kabul, öteki içe yerleşme. Oraya dayanıyorum.
| Cümle | Kalıp |
|---|---|
| Ellezîne âmenû ve tatmeinnü kulûbühüm bi-zikrillâh | Tarif — kimler oldukları |
| Elâ bi-zikrillâhi tatmeinnü'l-kulûb | Hüküm — elâ ile pekiştirilmiş |
İkinci cümlede takdim var: bi-zikrillâhi öne alınmış. Arapçada bu tahsis bildirir: başka bir şeyle değil.