وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ · لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَّسْحُورُونَ
Ve lev fetahnâ aleyhim bâben mine's-semâi fe-zallû fîhi ya'rucûn · Le-kālû innemâ sükkiret ebsârunâ bel nahnü kavmün meshûrûn
"Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkıp dursalar, · mutlaka şöyle derlerdi: 'Gözlerimiz döndürüldü; hayır, biz büyülenmiş bir topluluğuz.'"
Cümle bir lev (gerçekleşmemiş şart) ile kuruluyor ve bu, Fussilet 41/44'te işlenen yapının aynısıdır: "başka türlü olsaydı ne derlerdi?" Oraya dayanıyorum.
Buradaki fark şudur ve kaydedilmelidir: Fussilet'te varsayılan değişiklik kitabın diliydi. Burada varsayılan şey, istenen mucizenin fazlasıyla verilmesidir.
Yedinci ayette melekler istenmişti. Burada onlara gökyüzüne çıkma imkânı veriliyor — talebin ötesinde bir şey. Ve cevap yine bir itiraz oluyor.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı iki ayetin sırasıdır: sûre, talebi reddetmekle yetinmiyor. Talebin karşılanması hâlinde ne olacağını da gösteriyor — ve gösterdiği şey, delilin bu defa algıya havale edileceğidir: "gözlerimiz döndürüldü."
| Kök | Anlam | Sonuç |
|---|---|---|
| س-ك-ر (sarhoşluk) | Gözler sarhoş oldu, döndü | Görüş bozuldu |
| س-ك-ر (kapatma; sekera'n-nehr — nehri bendlemek) | Gözler kapatıldı, perdelendi | Görüş engellendi |
İki izah da nakledilir; tercih dayatmıyorum. Ve kaydedilmelidir ki iki anlam da aynı kökün dalları sayılır: sarhoşluk, aklın "kapanması"dır.
Dizim nüktesi kaydedilmelidir: ilk cümlede fiil meçhuldü ve nesne "gözlerimiz"di — kısmî bir bozulma. İkinci cümlede özne "biz" oluyor ve sıfat bütünü kaplıyor: kavmün meshûrûn — büyülenmiş bir topluluk.
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: itiraz kendi kendini büyütüyor. Ve gelinen nokta şudur: gördüğünü kabul etmemek için, kişi kendi algısını feda ediyor.
Ve meshûr kelimesi bir yankı taşıyor: aynı sıfat Kur'an'da Peygamber'e yöneltilen ithamlarda kullanılır. Burada karşı taraf onu kendisi için kullanıyor. Şuarâ 26/153'te (innemâ ente mine'l-müsahharîn) benzer bir kullanım işlendi. Oraya dayanıyorum.