إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ لَا يَهْدِيهِمُ ٱللَّهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ · إِنَّمَا يَفْتَرِى ٱلْكَذِبَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَٰذِبُونَ
İnne'llezîne lâ yü'minûne bi-âyâtillâhi lâ yehdîhimüllâhu ve lehüm azâbün elîm · İnnemâ yefteri'l-kezibe'llezîne lâ yü'minûne bi-âyâtillâh, ve ülâike hümü'l-kâzibûn
"Allah'ın âyetlerine inanmayanları Allah doğru yola iletmez; onlar için elem verici bir azap vardır. · Yalanı ancak Allah'ın âyetlerine inanmayanlar uydurur; işte yalancılar onlardır."
| Ayet | İfade | Kim hakkında |
|---|---|---|
| 101 | İnnemâ ente müfter | İtham — muhatapların ağzından |
| 105 | İnnemâ yefteri'l-kezibe'llezîne lâ yü'minûn | Cevap — aynı edat, aynı kök |
Ve innemâ edatı da tekrarlanıyor. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır ve iki cümle aynı kalıpla kurulmuş.
Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: ayet, ithamı reddederken kelime değiştirmiyor. Aynı kelimeyi, aynı sınırlama edatıyla geri veriyor. Aynı hareket Ahkāf'de ifk kelimesi için de kaydedilmişti (11. ayette söylenen, 28. ayette geri veriliyordu); oraya dayanıyorum.