Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Nahl 63-64. ayetler

Kur'an · 16. sûre: Nahl · 63-64. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

16/63-64

تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ · وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِى ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Tallâhi lekad erselnâ ilâ ümemin min kablike fe-zeyyene lehümü'ş-şeytânü a'mâlehüm fe-hüve veliyyühümü'l-yevme ve lehüm azâbün elîm · Ve mâ enzelnâ aleyke'l-kitâbe illâ li-tübeyyine lehümü'llezi'htelefû fîhi ve hüden ve rahmeten li-kavmin yü'minûn

"Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik; ama şeytan onlara amellerini süslü gösterdi. Bugün de onların dostu odur; onlar için elem verici bir azap vardır. · Sana kitabı yalnızca, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklaman için ve inanan bir topluluğa yol gösterici ve rahmet olsun diye indirdik."

فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰن — fâilin söylenmesi

ز-ي-ن kökü ve tezyîn fiili dizinde birçok yerde işlendi ve orada bir kalıp kaydedilmişti: Fâtır (Melâike) 35/8'de ve Ğâfir (Mü'min) 40/37'de fiil meçhul geliyordu — süsleyen söylenmiyordu.

Burada fâil söyleniyor: fe-zeyyene lehümü'ş-şeytân.

Bu, kaydedilmesi gereken bir farktır ve bir gözlem olarak veriyorum: aynı fiil, bazı yerlerde fâilsiz, bazı yerlerde fâilli geliyor. Ve fâilin söylendiği yerlerde bile insanın sorumluluğu kaldırılmıyor — nitekim ayet fe-hüve veliyyühüm diyor: dostluk, kabul edilmiş bir ilişkidir.

Otuz dokuzuncu ayetin cümlesi geri geliyor

Kaydedilmelidir: li-yübeyyine lehümü'llezî yahtelifûne fîh cümlesi otuz dokuzuncu ayette geçmişti — orada özne Allah'tı ve zaman ahiretti.

Altmış dördüncü ayette aynı cümle, özne değişerek dönüyor: li-tübeyyine lehümü'llezi'htelefû fîh — özne Peygamber, zaman dünya.

AyetFiilÖzneFiil zamanıNe zaman
39Li-beyyineAllahYahtelifûnemuzâri, sürüyorAhirette
64Li-beyyinePeygamberİhtelefûmâzî, olmuşDünyada

Fiil zamanı farkı kaydedilmelidir ve bunu kendi okumam olarak veriyorum: otuz dokuzuncu ayette ihtilaf sürmekte olan bir şeydir; altmış dördüncü ayette olup bitmiş bir şey. Yani kitap, çözülmüş olması gereken bir ihtilafı açıklamak için; ahiret ise sürmeye devam edeni kapatmak için.

Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır ve kökün sûredeki dizisi beş halkalıdır (39, 44, 64, 89, 92) — beşi de ب-ي-ن kökünden ve beşi de açıklama işini ayrı bir özneye ya da ayrı bir zamana bağlıyor.


Nahl sûresinin tamamı