وَٱللَّهُ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَآ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ
Vallâhu enzele mine's-semâi mâen fe-ahyâ bihi'l-arda ba'de mevtihâ, inne fî zâlike le-âyeten li-kavmin yesmeûn
"Allah gökten su indirdi ve onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. İşiten bir topluluk için bunda bir işaret vardır."
Ve başlangıç, birinci sayımın bir maddesinin tekrarıdır: onuncu ayette de enzele mine's-semâi mâen denmişti.
| 10. ayet | 65. ayet | |
|---|---|---|
| Suyun işi | Leküm minhü şerâb — içecek, otlak | Fe-ahyâ bihi'l-arda ba'de mevtihâ — diriltme |
| Muhatap | Leküm — size | Leküm yok |
| Kapanış | (yok — dizi sürüyor) | Li-kavmin yesmeûn |
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı iki ayetin farkıdır: birinci sayımda su bir fayda olarak anılıyordu; ikinci sayımda bir delil olarak. Yani aynı olgu, iki kez ve iki ayrı işte sayılıyor.
Ve ihyâ ba'de'l-mevt delili dizinde birçok yerde işlendi: Fâtır (Melâike) 35/9 (kezâlike'n-nüşûr), Kāf 50/11 (kezâlike'l-hurûc), Fussilet 41/39, Rûm 30/50. Tekrarlamıyorum.
Buraya ait olan kaydedilmelidir: Nahl'de bu delile diriliş bağlantısı eklenmiyor. Fâtır kezâlike'n-nüşûr der, Kāf kezâlike'l-hurûc der; Nahl yalnız le-âyeten li-kavmin yesmeûn der.
Bunu bir gözlem olarak veriyorum: sûre burada delili dirilişe değil, işitmeye bağlıyor. Ve bu, sûrenin kapanış fiillerinin dizisine uygundur — burada beşinci fiil devreye giriyor.