Tafsir LabUsulGitHubEnglish

İsrâ 11. ayet

Kur'an · 17. sûre: İsrâ · 11. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

17/11

وَيَدْعُ ٱلْإِنسَٰنُ بِٱلشَّرِّ دُعَآءَهُۥ بِٱلْخَيْرِ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ عَجُولًا

Ve yed'u'l-insânü bi'ş-şerri duâehû bi'l-hayr, ve kâne'l-insânü acûlâ

"İnsan, hayrı istediği gibi şerri de ister. İnsan çok acelecidir."

Cümlenin yapısı

İki fiil değil, tek fiil ve bir karşılaştırma var: yed'û bi'ş-şerrişerre dua ediyor; duâehû bi'l-hayrhayra duası gibi.

Yani ayet iki ayrı davranıştan söz etmiyor. Tek davranışın iki yöne aynı hevesle işlediğini söylüyor.

دُعَآءَهُۥ mef'ûl-i mutlak konumundadır ve benzetme bildirir: aynı ısrarla, aynı biçimde.

Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı benzetmenin kendisidir: ayet insanın kötü şey istediğini söylemiyor — iyi bir şey ister gibi istediğini söylüyor. Yani problem niyet değil, ayırt edememedir. İnsan, istediği şeyin sonunu görmüyor.

عَجُولًا — kök ع-ج-ل

Kök: acele etmek, bir şeyin vaktinden önce gelmesini istemek.

Kök dizinde birkaç yerde geçti: Neml 27/46'da (lime testa'cilûne bi's-seyyieti kable'l-hasene) X. bâbıyla, Sâd 38/16'da (accil lenâ kıttanâ) bir alay cümlesinde, Ankebût 29/53-54'te azabın acele istenmesi olarak, Meryem 19/84'te (fe-lâ ta'cel aleyhim) Peygamber'e yöneltilen bir yasak olarak işlendi.

Enbiyâ şu an dizinde yalnız 21/1-9 aralığını kapsıyor; 21/37'deki hulika'l-insânü min acel ayeti henüz çözümlenmiş değildir. Bu yüzden burada kökü kendi başına ele alıyorum ve o ayete yalnız bir Kur'an içi karşılaştırma olarak işaret ediyorum.

Acûl kalıbı (fa'ûl), Arapçada mübalağa bildirir: işi çok yapan, huyu o olan. Yani ayet "insan acele etti" demiyor; "insanın huyu acelecidir" diyor.

Ve Kur'an içinde iki ayet yan yana konabilir:

YerİfadeNe diyor
İsrâ 17/11Ve kâne'l-insânü acûlâHuy — mübalağa kalıbı
Enbiyâ 21/37Hulika'l-insânü min acelYaratılış — maddesi acele

İki ayet aynı şeyi iki ayrı dille söylüyor. Bu, metinden doğrulanabilir bir örtüşmedir ve Enbiyâ ayeti sırası geldiğinde ayrıca çözümlenecektir.

Siyakta yeri

Ayetin bulunduğu yer kaydedilmeye değer: bir önceki ayet âhireti anmıştı. Sonraki ayet gece ile gündüzü, yani zamanı anacak.

Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: acelecilik, zamanla ilgili bir kusurdur — ve ayet iki zaman ayeti arasına yerleşmiş. Âhiret uzak, gece-gündüz düzenli; acele eden insan ise ikisini de bekleyemiyor.


İsrâ sûresinin tamamı