Tafsir LabUsulGitHubEnglish

İsrâ 80-81. ayetler

Kur'an · 17. sûre: İsrâ · 80-81. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

17/80-81

وَقُل رَّبِّ أَدْخِلْنِى مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِى مُخْرَجَ صِدْقٍ

Ve kul rabbi edhılnî müdhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın ve'c'al lî min ledünke sultânen nasîrâ · Ve kul câe'l-hakku ve zeheka'l-bâtıl, inne'l-bâtıle kâne zehûkā

"De ki: 'Rabbim! Beni doğruluk girişiyle girdir, doğruluk çıkışıyla çıkar ve bana katından yardım edici bir güç ver.' Ve de ki: 'Hak geldi, bâtıl yok oldu. Şüphesiz bâtıl, yok olmaya mahkûmdur.'"

Duanın simetrisi

Dua iki kelimeyle kuruluyor ve ikisi de aynı sıfatı taşıyor: sıdk.

İstekKelimeSıfat
GirişMüdhaleSıdkın
ÇıkışMuhraceSıdkın

Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: ayet, girmeyi ve çıkmayı ayrı ayrı istiyor ve ikisine de aynı ölçüyü koyuyor. Yani bir işe başlarken ve bitirirken aynı doğruluk isteniyor.

Ve müdhal / muhrac kelimeleri hem mekân hem mastar okunabilir; dilciler bu ikili imkânı kaydeder. İki okuma da nakledilir.

Klasik tefsirlerde bu duanın hangi olayla ilgili olduğu üzerinde izahlar nakledilir (hicret, Mekke'ye dönüş, ölüm ve diriliş gibi). İzahları ayrıntılandırmıyor ve rivayet yığmıyorum. Ayetin lafzî yapısı bu izahların hepsinden bağımsız olarak okunabilir ve genelliğini koruyor.

17/81 — زَهَقَ ٱلْبَٰطِلُ

ز-ه-ق kökü: canın çıkması, tükenip yok olması. Arapçada zehekati'n-nefs — can çıktı.

Bunu bir dil gözlemi olarak kaydediyorum ve dayanağı kökün somut anlamıdır: fiil, bir şeyin yenilmesini değil canının çıkmasını anlatıyor. Yani bâtıl, yenilen bir rakip olarak değil, kendi kendine sönen bir şey olarak resmediliyor.

Ve ayetin ikinci cümlesi bunu açıkça söylüyor: inne'l-bâtıle kâne zehûkā — mübalağa kalıbıyla, "yok olmaya yatkın, çabuk sönen".

Bunu kendi okumam olarak veriyorum: cümle, bâtılın yok oluşunu bir olay olarak değil bir tabiat olarak koyuyor. Kâne zehûkā — "öteden beri öyledir."

Ve Enbiyâ'de aynı kök (21/18: fe-yedmeğuhû fe-izâ hüve zâhik) geçer; ancak o ayet dizinde henüz çözümlenmiş değildir.


İsrâ sûresinin tamamı