2/126-129 — İbrâhim'in duaları
Birincisi — şehir için: "Rabbim! Burayı güvenli bir belde kıl ve halkını ürünlerle rızıklandır." Önce güvenlik, sonra rızık. Ve dua, Kur'an'ın başka bir yerinde bu şehrin fiilen böyle olduğunun kaydıyla karşılanır: "Onları açlıktan doyuran ve korkudan emin kılan" (Kureyş 106/4) — aynı iki ihtiyaç, aynı sırayla.
Bir ayrıntı: İbrâhim duasını "halkından iman edenleri" diye kayıtlarken, cevap bu kaydı kaldırır — "inkâr edeni de az bir süre yararlandırırım." Yani dünyevî rızık imana bağlı değildir; bu ayrım, sûrenin ilerleyen bölümlerinde de korunacaktır.
İkincisi — kabul için: "Rabbimiz! Bizden kabul buyur." Kâbe'nin duvarlarını örerken söylenen dua, binanın sağlamlığı için değil kabulü içindir. Yapılan işin değeri, işin kendisinde değil kabulünde görülüyor.
Üçüncüsü — gelecek için: "Rabbimiz! Onlara içlerinden bir peygamber gönder." Dua, kendisi için değil, kendisinden sonrası içindir.
Bu üç dua, bölümün başındaki tabloyu tamamlıyor. Sûre boyunca eleştirilen tavır, geçmişte verilmiş bir imtiyaza yaslanmaktı. İbrâhim'in duaları ise tam ters yöne bakıyor: elindekini teminat saymıyor, kabul edilmesini istiyor; ve gözü kendisinde değil, arkadan geleceklerde.