2/249 — Nehir imtihanı
"Tâlût ordusuyla ayrıldığında dedi ki: 'Allah sizi bir ırmakla deneyecek. Kim ondan içerse benden değildir; kim tatmazsa bendendir — eliyle bir avuç alan başka.'"
Ruhsat, yasağın içine yerleştirilmiş. Yasak mutlak değil; ölçülü kullanıma izin var. Sûrede birçok kez görülen kalıp: hükmün yanına konan genişlik.
فَشَرِبُوا۟ مِنْهُ إِلَّا قَلِيلًا مِّنْهُمْ — "azı hariç içtiler." 246. ayetteki ifadenin aynısı: illâ kalîlen minhüm. Aynı kalıp, aynı kıssada iki kez. Söz veren çok, duran az.
قَالُوا۟ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ — nehri geçenler bile ikinci bir elemeye giriyor. Ordu iki kez azalıyor.
كَم مِّن فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةًۢ بِإِذْنِ ٱللَّهِ — "nice az topluluk, çok topluluğu yenmiştir."
Bu cümle, 243. ayetteki ve hüm ülûf (binlerce oldukları hâlde) ifadesinin karşılığıdır: orada çokluk korumamıştı, burada azlık engel olmuyor. İki ayet birbirini tamamlıyor.