2/261-262 — Yedi başak
"Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren bir tohum gibidir; her başakta yüz tane vardır."
Sayının işlevi kaydedilmeye değer: ayet "kat kat artar" demekle yetinebilirdi; nitekim cümlenin sonunda vallâhu yudâifu li-men yeşâ' diyerek bunu da söylüyor. Ama önce sayıyı veriyor. Somut bir hesap, soyut bir vaadin önüne konuyor.
Ve benzetmenin seçtiği alan, insanın emeğinin sonucu göremediği alandır. Vâkıa 56/63-64'te işlendiği gibi: eken insandır, bitiren değildir. İnfak da aynı yere konuyor.
ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَآ أَنفَقُوا۟ مَنًّا وَلَآ أَذًى — "sonra verdiklerinin ardına başa kakma ve incitme katmazlar."
مَنّ — kök م-ن-ن: kesmek; ve iyiliği sayıp dökmek. Dilciler ilişkiyi şöyle kurar: başa kakmak, verilen şeyin bağını keser.
Şart, verme fiiline değil, sonrasına konuyor: sümme lâ yütbiûn — "sonra ardına katmazlar." Yani infak veriş anında bitmiyor.