2/260 — "Kalbim yatışsın diye"
"İbrâhim, 'Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster' demişti. Allah, 'inanmadın mı?' dedi. 'Evet inandım, ama kalbim yatışsın diye' dedi."
Bu ayet, önceki iki ayetle birlikte okunmalıdır: 258'de tartışan bir inkârcı, 259'da şüphe eden biri, 260'ta iman ettiğini söyleyen bir peygamber. Üçü de aynı konuda: diriltme.
أَوَلَمْ تُؤْمِن — soru bir azarlama gibi görünür, ama cevabın kabul edilmesi bunu göstermiyor: istek yerine getiriliyor.
لِّيَطْمَئِنَّ قَلْبِى — kök ط-م-ن: yatışmak, sakinleşmek, yerine oturmak. Dilciler kelimenin "bir şeyin çukura oturup sabitlenmesi" resmini kaydeder.
Ayrım kaydedilmeye değer ve ayetin kendisinden çıkar: iman ile itmi'nân aynı şey değildir. Biri kabuldür, öteki içe yerleşmedir. İbrâhim'in istediği ilki değil, ikincisidir — ve talebi reddedilmiyor.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum: ayet, görerek pekişme talebini meşru sayıyor. Soru sormak, iman eksikliği olarak konmuyor.