2/267-268 — "Kötüsünü seçmeyin"
"Kazandıklarınızın temizinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağı kötü şeyleri vermeye kalkmayın."
Ölçü, muhatabın kendi tepkisine bağlanıyor: ve lestüm bi-âhizîhi illâ en tuğmidû fîh — "siz de ancak göz yumarak alırsınız."
إغماض — gözü yummak, görmezden gelmek. Yani ayet bir liste vermiyor; kişinin kendi kabul eşiğini ölçü yapıyor.
ٱلشَّيْطَٰنُ يَعِدُكُمُ ٱلْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُم بِٱلْفَحْشَآءِ وَٱللَّهُ يَعِدُكُم مَّغْفِرَةً مِّنْهُ وَفَضْلًا — iki vaat karşı karşıya konuyor:
Dikkat: karşı taraf da "vaat" fiiliyle anılıyor (yeidüküm). Yani korku da bir vaat olarak tarif ediliyor — geleceğe dair bir söz. İkisi de gelecekten söz ediyor; ayet ikisini aynı fiille yan yana koyup seçimi görünür kılıyor.