2/90 — Kendilerini satmak
"Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötü! Allah'ın, kullarından dilediğine lütfundan indirmesini çekemeyerek, Allah'ın indirdiğini inkâr ettiler."
بِئْسَمَا ٱشْتَرَوْا۟ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمْ — sûredeki ticaret metaforu burada en uç noktasına varıyor. 16. ayette hidayet satılmıştı, 86. ayette âhiret; burada satılan şey kişinin kendisi.
بَغْيًا — kök b-ğ-y: haddi aşmak, taşkınlık; ve kıskançlık. Ayet reddin sebebini açıkça adlandırıyor: "Allah'ın, dilediği kuluna lütfundan vermesini çekemeyerek."
Yani itiraz vahyin içeriğine değil, muhatabına. Mesele "bu doğru değil" değil, "bu neden ona verildi" meselesi. İblîs'in gerekçesiyle (2/34) aynı yapı: orada da mesele emrin kendisi değil, kimin lehine olduğuydu. Kibir gibi hased de bir karşılaştırmadan doğuyor.