2/93 — Kalbe içirilen buzağı
وَأُشْرِبُوا۟ — kök ş-r-b: içmek. Fiil edilgen: "içirildiler". Buzağı sevgisi, kalbe içecek gibi verilmiş.
Benzetmenin gücü, içmenin ne olduğunda: yenen şey mideye gider, içilen şey kana karışır. İçilen bir şey çıkarılamaz — bedene dağılır, dokunun parçası olur. Ayet, bir bağlılığın kişinin yapısına ne kadar derinden işleyebileceğini bu fiille anlatıyor.
Ve bir ayrıntı daha var: buzağının kendisi içirildi deniyor, "buzağı sevgisi" değil. Arapçada bu tür kısaltmalar bilinen bir üsluptur; ama etkisi burada kasıtlı görünüyor — nesne ile ona duyulan bağlılık arasındaki mesafe kaldırılmış.
Sebep yine belirtiliyor: "küfürleri yüzünden". Yani içirilme, keyfî bir müdahale değil; tercihin sonucu. Mühür (2/7), kılıf (2/88) ve bu ayet aynı ilkeyi üç ayrı görüntüyle anlatıyor.