إِنَّ ٱللَّهَ يُدَٰفِعُ عَنِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ
Kök د-ف-ع: itmek, geri püskürtmek, bir şeyin önünü kesmek. Kök Bakara 2/251'de işlendi. Tekrarlamıyorum.
Bu kalıp Arapçada genellikle karşılıklılık bildirir (kātele — savaştı, câdele — tartıştı). Ama tek taraflı yoğunluk için de kullanılır.
Dilciler bu ayetteki kullanımı genellikle ikinci anlamda alır: sürekli ve kuvvetli savunma. Bunu nakil olarak veriyorum.
Kıraat notu: kelimenin يَدْفَعُ (yedfeu, I. bâb) olarak da okunduğu nakledilir. İmam adı vermiyorum. Anlam yönü değişmiyor; kalıp farkı yoğunluk kaydına dokunuyor.
Ve ayetin bulunduğu yer kaydedilmelidir: bu, savaş izninden hemen önceki ayettir. Yani izin verilmeden önce, savunmanın asıl failinin kim olduğu söyleniyor.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı sıradır: otuz sekizinci ayet fâil olarak Allah'ı koyuyor; otuz dokuzuncu ayet insana izin veriyor. Sıra tersine olsaydı anlam da tersine olurdu.
خَوَّان ve كَفُور — ikisi de mübalağa kalıbında. خ-و-ن: emanete ihanet, gizlice eksiltme. ك-ف-ر: örtmek, nankörlük.