ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّٰهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ أَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُوا۟ بِٱلْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا۟ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَلِلَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ
Ellezîne in mekkennâhüm fi'l-ardı ekāmü's-salâte ve âtevü'z-zekâte ve emerû bi'l-ma'rûfi ve nehev ani'l-münker · Ve lillâhi âkıbetü'l-umûr
"Onlar, kendilerine yeryüzünde imkân ve iktidar versek, namazı kılar, zekâtı verir, iyiliği emreder ve kötülükten sakındırırlar. İşlerin sonu Allah'a aittir."
م-ك-ن kökü: yer, mekân; bir şeyi yerine oturtmak. Mekân, temkîn, mümkin aynı kökten. II. bâbda mekkene: yer sahibi kılmak, imkân ve güç vermek.
Kök Ahkāf 46/26'da işlendi (ve lekad mekkennâhüm fîmâ in mekkennâküm fîh) — orada Âd kavmine verilmiş imkânlar anlatılıyordu. Oraya dayanıyorum.
| Yer | Fiil | Sonuç |
|---|---|---|
| Ahkāf 46/26 | Mekkennâhüm — verilmiş (geçmiş) | Fe-mâ ağnâ anhüm — işe yaramadı |
| Hac 22/41 | İn mekkennâhüm — verilse (şart) | Ekāmü's-salâte… — dört fiil |
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı iki kalıbın farkıdır: Ahkāf verilmiş bir imkânın nasıl boşa gittiğini anlatıyor; Hac verilecek bir imkânın nasıl kullanılacağını tarif ediyor. Biri geçmişin muhasebesi, öteki geleceğin şartı.
| Sıra | Hac 22/41 | Lokmân 31/17 |
|---|---|---|
| 1 | Ekāmü's-salâte | Ekımi's-salâte |
| 2 | Ve âtevü'z-zekâte | — |
| 3 | Ve emerû bi'l-ma'rûf | Ve'mur bi'l-ma'rûf |
| 4 | Ve nehev ani'l-münker | Ve'nhe ani'l-münker |
| 5 | — | Va'sbir alâ mâ esâbek |
Birinci fark: Hac listesinde zekât var, Lokmân'da yok. Bunu kendi okumam olarak veriyorum, dayanağı listelerin bağlamıdır: Lokmân'daki liste bir babanın oğluna öğüdüdür — kişisel bir sorumluluk listesi. Hac'daki liste ise iktidar sahibinin listesidir — ve zekât, mal üzerinde tasarruf gerektiren tek maddedir.
İkinci fark: Lokmân'da sabır var, Hac'da yok. Lokmân'de kaydedildiği üzere, oradaki sabır maddesi ikinci ve üçüncü emirlerin doğal sonucunu karşılıyordu: insanlara bir şey söylemenin bedeli. Hac listesinde bu madde yok — çünkü liste, bedeli ödeyen tarafın değil, imkânı olan tarafın listesi.
| Sıra | Fiil | Yön |
|---|---|---|
| 1 | Ekāmü's-salât | Yukarı — kul ile Allah arasında |
| 2 | Âtevü'z-zekât | Aşağı — kul ile muhtaç arasında |
| 3 | Emerû bi'l-ma'rûf | Yatay, olumlu |
| 4 | Nehev ani'l-münker | Yatay, olumsuz |
Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: liste dikey eksende açılıyor, sonra yatay eksene geçiyor. Ve iktidarın ilk işi olarak dikey eksen konmuş.
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum, dayanağı cümlenin ayetteki yeridir: ayet iktidarın ne yapacağını sayıyor, sonra sonucun kime ait olduğunu söylüyor. İki cümle arasındaki ilişki şudur: yapılacak işler insana, sonuç insana değil.
Ve bu, sûrenin daha önce kurduğu bir çizgiyle uyumludur: on beşinci ayette keyd (düzen kurma) sonuç üretmiyordu; otuz sekizinci ayette savunmanın fâili Allah'tı. Üç yerde de insanın payı ile sonucun ayrılması var.