قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ
Cümle üç kelimedir ve sûrede otuz dokuzuncu ayette birebir tekrar edilecek — orada adı verilmeyen bir elçinin ağzından.
Dizim kaydedilmelidir: bimâ kezzebûn — bâ burada sebep bildirir ("beni yalanladıkları için"). Bir başka i'râb da nakledilir: mâ masdariyye sayılır ve "yalanlamalarına karşılık" anlamı verilir. İki i'râb da aynı yere çıkar.
Ve şikâyetin muhatabı kaydedilmelidir: dua Rabbe yöneltiliyor, kavme değil. Furkān 25/30'da aynı husus işlenmişti (inne kavmi'ttehazû hâze'l-kur'âne mehcûrâ) ve orada kaydedilmişti: itirazlar açıkça dile getirilirken, cevap bir şikâyet olarak yukarı yöneltiliyor. Oraya dayanıyorum.
Bir ek kayıt: dua "onları helâk et" demiyor. Unsurnî — "bana yardım et". Ne isteneceği belirtilmiyor. Bunu bir dizim gözlemi olarak veriyorum.