بَلْ قُلُوبُهُمْ فِى غَمْرَةٍ مِّنْ هَٰذَا وَلَهُمْ أَعْمَٰلٌ مِّن دُونِ ذَٰلِكَ هُمْ لَهَا عَٰمِلُونَ
"Hayır! Kalpleri bundan yana bir kuşatılmışlık içindedir. Ve bunun dışında yaptıkları işler vardır; onlar o işleri yapıp dururlar."
Kök elli dördüncü ayette çözümlendi. Buraya ait olan, iki geçiş arasındaki daralmadır ve orada tablolandı; kısaca: 54'te kuşatılmış olan kişiler, 63'te kalpleridir.
| Okuma | Hâzâ ne |
|---|---|
| 1 | Kur'an — sûrede anlatılan metin |
| 2 | 57-61'de sayılan vasıflar — hemen önceki ayetler |
| 3 | Hesap ve dönüş — 60. ayetteki ilâ rabbihim râciûn |
Ve dizim kaydedilmelidir: min edatı burada dilcilerce "…yönünden, …bakımından" olarak açıklanır. Yani kuşatılmışlık genel değil, belirli bir konuda.
| Okuma | Anlam |
|---|---|
| 1 | Sayılan vasıfların dışında işleri vardır — o vasıflara sahip değiller |
| 2 | Kendilerine yazılmış, işleyecekleri ameller vardır |
| 3 | Daha aşağı işler — dûn burada "aşağı" anlamındadır |
Ve dizimin bir ayrıntısı kaydedilmeye değer: cümlenin sonu hüm lehâ âmilûn — öne alınmış mütemmim + ism-i fâil. Bu, sûrenin iki vasıf listesinin kalıbıdır (hüm lehâ sâbikūn, 61; hüm fî salâtihim hâşiûn, 2).
Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: aynı kalıp, burada karşı taraf için kullanılıyor. Yani sûre kendi vasıf kalıbını, listeden dışarıda kalanlara da uyguluyor. Bu, üç ayetin lafzından doğrulanabilir.