وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ وَأَنَّ ٱللَّهَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ
İkinci ayette ra'fet yasaklanmıştı — hükmü durdurmaması şartıyla. Ve şimdi aynı kök, Allah'ın ismi olarak dönüyor: raûf.
| Ayet | Kelime | Kim | Ne |
|---|---|---|---|
| 2 | ra'fetün | İnsan | Hükmü durdurmaması istenen duygu |
| 20 | raûfün | Allah | Hükmün ardından anılan isim |
Yani sûre şunu ayırıyor: insanın ra'feti konmuş bir ölçüyü değiştiremez; ama ölçüyü koyanın ra'feti ölçünün kendisinin arkasındadır.
Haşr 59/10'da kaydedilen tarif burada işlevini gösteriyor: ra'fet, doğrudan acı vermemeyi, incitmemeyi içerir. Ve on birinci ile yirminci ayetler arasında yapılan iş tam olarak budur — bir topluluk ağır bir hata yapmıştır ve metin onu düzeltirken, on ayette dört kez lütuf ve merhamet kaydı düşmüştür.