أَمَّن يَهْدِيكُمْ فِى ظُلُمَٰتِ ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ وَمَن يُرْسِلُ ٱلرِّيَٰحَ بُشْرًۢا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِهِۦٓ أَءِلَٰهٌ مَّعَ ٱللَّهِ تَعَٰلَى ٱللَّهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Emmen yehdîküm fî zulümâti'l-berri ve'l-bahri ve men yürsilü'r-riyâha büşran beyne yedey rahmetih, e-ilâhün maallâh, teâlallâhu ammâ yüşrikûn
"Yoksa karanın ve denizin karanlıklarında size yol gösteren, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen mi? Allah ile beraber bir ilâh mı var? Allah, onların ortak koştuklarından yücedir."
Dilciler çoğulun burada üç şeyi birden karşıladığını kaydeder: gecenin karanlığı, bulutun karanlığı, denizin derinliği — yani tek bir karanlık değil, üst üste binmiş olanlar.
Ve iki alanın birlikte anılışı bir dizim verisidir: el-berr ve el-bahr. Yani yol gösterme, hem kara hem deniz için anılıyor.
Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: ayet, yıldızlara ya da işaretlere değil, doğrudan yol gösterme fiiline bakıyor. Vasıta anılmıyor.
Aynı kök, sûrenin iki ucunda, biri vahiy biri tabiat için. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır.
بَيْنَ يَدَىْ — kelimesi kelimesine "iki elinin arasında"; deyim olarak önünde, öncesinde. Kalıp Fussilet 41/42'de işlendi. Tekrarlamıyorum.
Ve rahmetihî kelimesinin neyi karşıladığı kaydedilmelidir: bağlamda yağmur. Yani ayet yağmuru doğrudan adlandırmıyor — rahmet diyor.
Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: cümle, sebebi (rüzgâr) adıyla, sonucu (yağmur) niteliğiyle anıyor. Ve 58. ayette aynı gökten gelen şey matar (azap yağmuru) diye adlandırılmıştı. Sûre, aynı olguyu iki ayrı kelimeyle iki ayrı yerde anıyor.
Dördüncü kapanış, ötekilerden farklıdır ve bu bir dizim verisidir: bu kapanış muhataba değil, konuya bakıyor.
| Ayet | İfade | Kim |
|---|---|---|
| 14 | Zulmen ve uluvvâ | İnsan — kınanan |
| 31 | Ellâ ta'lû aleyye | İnsan — yasaklanan |
| 63 | Teâlallâh | Allah — yerinde olan |
Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum ve dayanağı üç geçişin kendisidir: kök tek başına bir hüküm bildirmiyor. Belirleyici olan, kime nispet edildiğidir. Ve bu, Kasas 28/41'de imâmet kelimesi için kaydedilen tespitle aynı yapıdadır: orada da kelime tek başına bir değer bildirmiyordu.