إِن يَنصُرْكُمُ ٱللَّهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْ … لَقَدْ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذْ بَعَثَ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْ أَنفُسِهِمْ
İn yansurkümullâhu fe-lâ ğâlibe leküm, ve in yahzülküm fe-men ze'llezî yansuruküm min ba'dih, ve alallâhi fe'l-yetevekkeli'l-mü'minûn · Ve mâ kâne li-nebiyyin en yeğulle, ve men yağlül ye'ti bimâ ğalle yevme'l-kıyâme, sümme tüveffâ küllü nefsin mâ kesebet ve hüm lâ yuzlemûn · … · Lekad mennallâhu ale'l-mü'minîne iz bease fîhim rasûlen min enfüsihim yetlû aleyhim âyâtihî ve yüzekkîhim ve yuallimühümü'l-kitâbe ve'l-hikmete ve in kânû min kablü le-fî dalâlin mübîn
"Allah size yardım ederse sizi yenecek yoktur; sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah'a dayansın. · Bir peygamberin ganimete hıyanet etmesi olacak şey değildir. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü hıyanet ettiği şeyle gelir… · Allah, müminlere kendi içlerinden bir elçi göndermekle lütfetmiştir: onlara âyetlerini okuyor, onları arındırıyor, onlara kitabı ve hikmeti öğretiyor. Oysa daha önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler."
| Şart | Sonuç | Dizim |
|---|---|---|
| In yansurkümullâh | Fe-lâ ğâlibe leküm | Olumsuz isim cümlesi — mutlak |
| Ve in yahzülküm | Fe-men ze'llezî yansuruküm min ba'dih | Soru — cevapsız bırakılıyor |
Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: ikinci şıkkın cevabı yazılmıyor. Soru, boşluğu okuyucunun doldurmasına bırakıyor — ve bu, 65. ayetteki e-fe-lâ ta'kılûn ile aynı yöntemdir.
| Ayet | Kalıp | Ne reddediliyor |
|---|---|---|
| 79 | Mâ kâne li-beşerin en yekūle… kûnû ıbâden lî | Kendine kul edinme |
| 161 | Mâ kâne li-nebiyyin en yeğulle | Ganimette hıyanet |
غ-ل-ل kökü: bir şeyi gizlice araya sokmak, saklamak. Ğulûl — özellikle ganimetten gizlice alma. Ve aynı kökten ğull — boyna geçirilen halka; ve ğıll — içte saklanan kin. Kökün ortak çekirdeği: bir şeyin araya girmesi, içe girmesi.
Ve kelimenin kıraatinde bir fark nakledilir — fiil hem malum (yeğulle) hem meçhul (yuğalle) okunur; anlam buna göre "hıyanet etmesi" ya da "kendisine hıyanet edilmesi" olur. İki okuyuş da nakledilir; tercih dayatmıyorum ve imam adı vermiyorum.
| # | Fiil | İş |
|---|---|---|
| 1 | Yetlû aleyhim âyâtih | Okuma |
| 2 | Ve yüzekkîhim | Arındırma |
| 3 | Ve yuallimühümü'l-kitâb | Kitabı öğretme |
| 4 | Ve'l-hikme | Hikmeti öğretme |
Bunu bir dizim gözlemi olarak kaydediyorum: aynı dört fiil Bakara 2/129'da İbrâhim'in duasında ve 2/151'de geçer. Ve orada sıra farklıdır: 2/129'da yüzekkîhim sona konur, burada ikinci sıradadır. İki dizilişin farkı metinden doğrulanabilir bir olgudur; buradan bir hüküm çıkarmıyorum.
مِّنْ أَنفُسِهِمْ — "kendi içlerinden". Ve bu kayıt, 144. ayetle birlikte okunmalıdır: orada elçinin ölümlü olduğu, burada onlardan biri olduğu söyleniyor. İki kayıt aynı yöne bakıyor.