لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ
Lâ yeğurranneke tekallübü'llezîne keferû fi'l-bilâd · Metâun kalîlün sümme me'vâhüm cehennem, ve bi'se'l-mihâd · Lâkini'llezîne'tekav rabbehüm lehüm cennâtün tecrî min tahtihe'l-enhâru hâlidîne fîhâ nüzülen min indillâh, ve mâ ındallâhi hayrun li'l-ebrâr
"İnkâr edenlerin diyar diyar dolaşması seni aldatmasın. · Bu, az bir yararlanmadır; sonra varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir yataktır o! · Fakat Rablerine karşı korunanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır; orada kalıcıdırlar. Allah katından bir konukluk olarak. Ve Allah katında olan, iyiler için daha hayırlıdır."
ق-ل-ب kökü: çevirmek, dönmek. V. bâbda (tekallüb): tekrar tekrar dönmek, bir hâlden bir hâle geçmek.
| Ayet | Lafız | Ne |
|---|---|---|
| 7, 8, 103, 126, 151, 154, 156, 159 | Kulûb | Kalp |
| 127 | Fe-yenkalibû hâibîn | Dönmek — umutsuz |
| 144 | İnkalebtüm alâ a'kābiküm | Geri dönmek |
| 149 | Fe-tenkalibû hâsirîn | Dönmek — hüsranla |
| 174 | Fe'nkalebû bi-ni'metin | Dönmek — nimetle |
| 196 | Tekallübü'llezîne keferû fi'l-bilâd | Dolaşmak |
Kök sûrenin en yoğun köklerinden biridir ve hem kalp hem dönme anlamıyla geçiyor. Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum ve iki anlam arasında bir hüküm kurmuyorum; dilciler zaten kalbi "sürekli dönen" anlamıyla açıklar.
Ve lâ yeğurranneke fiili kaydedilmelidir: kök غ-ر-ر, 185. ayette metâu'l-ğurûr olarak geçmişti. İki geçiş, on bir ayet arayla: biri dünya hayatı için, öteki bir görüntü için.
| Kelime | Kök | Anlam |
|---|---|---|
| مِهَاد | م-ه-د | Döşek, yayılmış yatak — mehd: beşik |
| نُزُل | ن-ز-ل | Konuğa hazırlanan şey — inen için hazırlanan |
İki kelime de bir hazırlık bildiriyor. Bunu bir kelime gözlemi olarak kaydediyorum: iki karşıt sonuç, iki ayrı "hazırlanmış yer" kelimesiyle veriliyor. Ve mihâd bir yatak, nüzül bir konukluktur.