Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Fâtır (Melâike) 12. ayet

Kur'an · 35. sûre: Fâtır (Melâike) · 12. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

35/12

وَمَا يَسْتَوِى ٱلْبَحْرَانِ هَٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ سَآئِغٌ شَرَابُهُۥ وَهَٰذَا مِلْحٌ أُجَاجٌ

"İki deniz bir olmaz: biri tatlı, susuzluğu keser, içimi kolay; öteki tuzlu ve acıdır."

أُجَاجVâkıa 56/70'te (lev neşâü cealnâhü ücâcâ) işlendi; oraya dayanıyorum. Orada bu kelime olabilecek ama olmamış bir durumdu; burada ise fiilen var olan bir gerçeklik olarak anılıyor.

YerÜcâc
Vâkıa 56/70Olabilirdi — tatlı suyun acı yapılması
Fâtır 35/12Vardır — iki denizin bir arada bulunması

İki ayet birlikte okunduğunda, Vâkıa'daki varsayımın uzak bir ihtimal olmadığı görülür. Bunu kendi okumam olarak kaydediyorum.

سَآئِغ — kök س-و-غ: boğazdan kolayca geçmek. Kelime, suyun içilebilirliğini yutma kolaylığı üzerinden tarif ediyor — yani kimyasal bir tarif değil, bedensel bir tecrübe.

وَمِن كُلٍّ تَأْكُلُونَ لَحْمًا طَرِيًّا وَتَسْتَخْرِجُونَ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَا — "her ikisinden de taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız."

Kaydedilmeye değer: iki deniz eşit değildir, ama her ikisinden de yarar sağlanır. Ayet eşitsizliği söyledikten sonra ortak faydayı anıyor.


Fâtır (Melâike) sûresinin tamamı