Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Fâtır (Melâike) 37. ayet

Kur'an · 35. sûre: Fâtır (Melâike) · 37. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

35/37

وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ فِيهَا رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَٰلِحًا غَيْرَ ٱلَّذِى كُنَّا نَعْمَلُ أَوَلَمْ نُعَمِّرْكُم مَّا يَتَذَكَّرُ فِيهِ مَن تَذَكَّرَ وَجَآءَكُمُ ٱلنَّذِيرُ

"Orada feryat ederler: 'Rabbimiz! Bizi çıkar da, yapmakta olduğumuzdan başka bir sâlih amel işleyelim!' — 'Size, düşünecek kimsenin düşüneceği kadar ömür vermedik mi? Hem size uyarıcı da gelmişti.'"

يَصْطَرِخُون — kök ص-ر-خ, VIII. bâb: yüksek sesle bağırmak, imdat istemek. Kelime, sesin şiddetini taşıyor.

Ve talep kaydedilmeye değer: na'mel sâlihan ğayra'llezî künnâ na'mel"yaptığımızdan başka." Yani kendi amellerinin yanlışlığı kabul ediliyor.

Cevap iki cümledir ve ikisi de soru biçiminde:

CevapNe diyor
Evelem nuammirküm mâ yetezekkeru fîhi men tezekkerSüre verildi
Ve câekümü'n-nezîrUyarı geldi

İki cevap, Fâtır (Melâike)'nin iki ayetine bağlanıyor: yirmi dördüncü ayette her ümmete uyarıcı gelmiş olduğu, kırk beşinci ayette sürenin ertelendiği söylenecek. Sûre, bu iki gerekçeyi baştan sona işliyor.

Ve sürenin tarifi kaydedilmeye değer: mâ yetezekkeru fîhi men tezekker — "düşünecek olanın düşüneceği kadar". Ölçü mutlak bir yaş değil, yeterlilik. Ğâfir (Mü'min) 40/67'de ömrün basamakları sayılmıştı; burada ömür, süre olarak değil imkân olarak anılıyor.


Fâtır (Melâike) sûresinin tamamı