يا أيها الذين آمنوا خذوا حذركم فانفروا ثبات أو انفروا جميعا · وإن منكم لمن ليبطئن … فليقاتل في سبيل الله الذين يشرون الحياة الدنيا بالآخرة
Yâ eyyühe'llezîne âmenû huzû hızraküm fe'nfirû sübâtin evi'nfirû cemîâ · Ve inne minküm le-men le-yübattıenn … Fe'l-yukātil fî sebîlillâhi'llezîne yeşrûne'l-hayâte'd-dünyâ bi'l-âhıra
"Ey iman edenler! Tedbirinizi alın; bölükler hâlinde ya da toptan seferber olun. İçinizde ağırdan alan da vardır… Dünya hayatını âhirete karşılık satanlar, Allah yolunda savaşsın."
Ve emrin biçimi kaydedilmelidir: huzû hızraküm — "tedbirinizi alın". Fiil, tedbiri alınacak bir şey olarak veriyor.
Kelime bu blokta ve yüz ikinci ayette (korku namazı) bir kez daha geçecek. İki geçiş de savaş hâliyle ilgilidir.
Ve ayetin bu kesimi nasıl tarif ettiği kaydedilmelidir: bir isim verilmiyor, bir fiil veriliyor. Le-men le-yübattıenn — "ağırdan alan biri". Tarif, kişiye değil davranışa bağlı.
Ve bu ayette hangi yönde kullanıldığı, cümlenin bi- edatından anlaşılır: Arapçada bedel bi- ile gelir; burada bedel el-âhiradır. Yani verilen dünya, alınan âhirettir.
Kelime kırk dördüncü ayette de geçmişti: yeşterûne'd-dalâlete — "sapıklığı satın alıyorlar". Aynı kök, iki ayrı yönde. Bu, sûre içinde doğrulanabilir bir tekrardır.