هُوَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ فَإِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
كُن فَيَكُون — bu terkip Kur'an'da birçok yerde geçer ve Bakara 2/117'de işlendi. Tekrarlamıyorum; oradaki kayıt şuydu: ifade bir konuşma tarifi değil, araya hiçbir vasıta girmediğini bildiren bir anlatımdır.
Buraya ait olan, ayetin yeridir. Bir önceki ayet (67) insanın altı basamağını saymıştı: toprak, damla, alaka, bebek, güç çağı, yaşlılık — ve hepsi sümme ile, yani aralıklarla bağlanmıştı.
Altmış sekizinci ayet bunun hemen ardından geliyor ve arada hiç aralık bırakmıyor: fe-innemâ yekūlü lehû kün fe-yekûn — iki fiil, aralarında fâ.
| Ayet | Bağlaç | Ne bildiriyor |
|---|---|---|
| 67 | Sümme (beş kez) | Aralıklı — insanın oluşumu zamana yayılı |
| 68 | Fâ | Aralıksız — hüküm ile oluş arasında mesafe yok |
Yani sûre, insanın yavaş kuruluşunu anlattıktan hemen sonra, o kuruluşun bağlı olduğu hükmün ani olduğunu söylüyor. Zaman, olan tarafındadır.