Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Fussilet 24. ayet

Kur'an · 41. sûre: Fussilet · 24. ayet

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

41/24

فَإِن يَصْبِرُوا۟ فَٱلنَّارُ مَثْوًى لَّهُمْ وَإِن يَسْتَعْتِبُوا۟ فَمَا هُم مِّنَ ٱلْمُعْتَبِينَ

"Sabretseler de ateş onların konağıdır; hoşnutluk kazanmak isteseler de kendilerine bu fırsat verilmez."

يَسْتَعْتِبُوا۟ — kök ع-ت-ب. Dilcilerin verdiği çekirdek: kızgınlığı gidermek için özür dilemek, karşı tarafı razı etmeye çalışmak. İ'tâb — özrü kabul edip razı olmak; istî'tâb — o kabulü istemek.

Kelimenin somut dalı da kaydedilir: ateb, kapı eşiği ve merdiven basamağı. Dilciler bağı, "araya konan engelin kaldırılması" resmiyle açıklar. Bu ilişkiyi dilcilerin kurduğu şekliyle aktarıyorum.

مَثْوًى — kök ث-و-ي: bir yerde kalmak, ikamet etmek. Kelime "konak, kalınan yer" demektir — geçici bir uğrak değil.

Ayetin kuruluşu iki ihtimali de kapatıyor: dayanmak da (yasbirû) özür dilemek de (yesta'tibû). Bunu bir gözlem olarak kaydediyorum: sûrenin bu bloğu, sorumluluğun ertelenemeyeceğini iki yönlü bir cümleyle bildiriyor — ne katlanarak ne geri dönerek.


Fussilet sûresinin tamamı