Tafsir LabUsulGitHubEnglish

Fussilet 45-46. ayetler

Kur'an · 41. sûre: Fussilet · 45-46. ayetler

Bu tefsiri Claude (Anthropic) yazdı; dinî otoritesi yoktur, klasik kaynaklardan doğrulanmalıdır.

41/45-46

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَٱخْتُلِفَ فِيهِ · مَّنْ عَمِلَ صَٰلِحًا فَلِنَفْسِهِۦ وَمَنْ أَسَآءَ فَعَلَيْهَا وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

"Andolsun, Mûsâ'ya kitabı verdik de onda ayrılığa düşüldü… Kim sâlih amel işlerse kendi lehine, kim kötülük yaparsa kendi aleyhinedir. Rabbin kullara zulmedici değildir."

فَٱخْتُلِفَ فِيهِ — fiil meçhul: ayrılığa düşenlerin kim olduğu söylenmiyor.

Bu, dizinde birkaç yerde işlenen bir hattır: Bakara 2/213 ve 2/253, Câsiye 45/17. Hepsinde aynı şey söyleniyor: ihtilaf, kitap geldikten sonra çıkıyor. Oralara dayanıyorum.

Ayetin buradaki işlevi ise tesellidir: ve levlâ kelimetün sebekat min rabbike le-kudiye beynehüm — bir söz geçmemiş olsaydı aralarında hüküm verilirdi. Yani gecikme, ilgisizlik değil.

بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِzallâm, mübalağa kalıbıdır (fa''âl).

Kalıbın buradaki işi üzerinde dilciler durur ve iki izah nakledilir:

İzahGerekçe
1Mübalağa, çokluğu olumsuzluyor: kul sayısının çokluğuna göre
2Kalıp burada mübalağa bildirmiyor; hiçbir zulüm anlamındadır

İki izahı da aktarıyorum, tercih dayatmıyorum. Her iki okumada da cümlenin hükmü aynı yere çıkar: karşılık, kişinin kendi ameline bağlanmıştır — bir önceki cümle bunu zaten iki yönlü söylemişti.


Fussilet sûresinin tamamı